1
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
72
Okunma
Kapının eşiğinden
Sızıyor gölge
Biçilmiş çimlerin üzerine
Ellerin havada
Bir çok eşgali kucaklıyor
İlk güneşi karşılıyor
Perdelerinin valsi
Camiye bakıyor gözlerin
Çay ocağında duruyor
Eski bir göz
Pencereyi kestiriyor
Etrafa aldırmadan
Beliren her bir silüeti
Süzüyor derin derin
Tanıdık eller karşılıyor
İlk temaşada sokağı
Aldırmıyor ikindi gölgesine
Meriçten gelen bir serinlikle
Duvar arkası yazıları okur gibi
Az az nefes alıp veriyor
Bir gönül bırakmıştı oysaki
Neratvadan yeşil ırmağa
Tuna boyundan gelen
Şimdi yıkık bir kale gibi
Ruhsuz duruyor şuracıkta
Bitkin,solgun birazda ölü
Savrulmuş saman çöpü
Düşüyor volkan çukuruna
Karagöllerden güller çıkarıyor
Uludağ gibi canlı
Erciyes gibi heyecanlı
Halden hale umutlar
Git gide nefes tükeniyor
Çöle bağlamışlar fıratı
Körfezde duman tütüyor
Mersinde, adanada, konyada
Çok kuşlar ötüyor
Edirne, erzurum, sivas gibiyim
Payitahtımızı kaybettik
Gönlümüze yön çiziyor
Ah gurbete düştük biz
İstanbul,ankara nere düşüyor
Ağrıdan kopuyor taşlar
Nemruttan yuvarlanıyor
Urfada göle düşüyor
Azcık kumdan kaleler yapınca şurada
Ellerimiz yan yana düşüyor
Bir avuş gönlümüz
Uzaklaşınca parça parça düşüyor
sen gönlüm sen
gül yarem
İçimi saran gonca
Ses ver bana
Bu dağda sen üşüyor
Ey gönül dur dinle
Ey kalbim gel söyle
Bu ateş nereye düşüyor
19 05 2026 Hayrettin Şahin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.