5
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
161
Okunma

bir yakarışın ucunda
taşıyamadığım yüklerin ağırlığı
kenetlendi nefesime…
bir soluk öncesi gözyaşı,
sonrası ciğeri yakan bir hıçkırık,
göğe kaldırdığım avuçlarımda
ömrün kiri,
dudaklarımda
pas tadına karışmış tuz
içimdeki katran siyahını yırtmaya
and içmiş göz damlalarım,
belki yırtılır mıydı ar damarından
nefsim, ah eden bir bakışımla?
geç kaldığım vaktin kursağındayım
zaman…
bütün mevsimleri kefenlemiş,
boğazımda yumru bir acı,
şüphe zinciri akla ziyan.
bir solukluk can ile
kaç kere yalandan can verdi bu yürek?
kaç kere eksildi kendi sesinden?
dünyanın sararmış yaprakları arasına
sakladığım anlar…
annemin güçlü sesinde
tiz bir boşluk şimdi
hepsi döküldü göğsüme,
çocukluğum,
suskunluğum,
geç kalmış bütün vedalarım…
dışım aldanmışlık,
geçen günlerin avutmayı bilmediği,
gelen yaraların
geçmişi aratmadığı
bir enkazda,
bir lahza mutluluk bile ziyanmış
kendi yanılgısının ustası olana
aynı yerinden yırtıldı kalbim.
aynı sızıyla kanadı
ruhumun kırık kanatları,
gözle görülür bir matem yorgunluğu
sızdı en gizli düşüncelerime
sessizliğin tam ortasında
geç kalmış bir ah işte…
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.