0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
46
Okunma
Oysa…
Koparılmadan önce
Ne güzel de duruyordu dalında çiçekler.
Gül mesela…
Kokusundan çok dikeni yüzüne vurulan.
Koparıldım…
Nefesini soluduğum hayattan,
Yaşamanın ağır geldiği pencereden
Bakıyorum yıkılmışlığına şehrin.
Anlamsızlaşan yaşamın sızısı var
Sol yanımda.
Telaşlı insanların
Koşuşturma sesleri uyandırıyor
Derin uykulu gözlerimi.
Masumiyeti çalınmış insanların
Sahte merhabasına merhaba diyorum susarak.
Sensizliği ezberliyorum sıfırlanmış hafızada.
Şehri tutuşturmuş bir telaşın peşine düşüyorum.
Yalın ayak kaçıyorum bu yangından.
İçimdeki yangını kaçırıyorum.
Bakışlarım, derin bir hüznün mahşeri.
Azalıyorum, kalabalıklaştıkça çevrem.
Kendimi unutmuşum sende.
Sönmek üzere olan sokak lambası,
Güneşin ışıltısı yansımaya başladı.
Karanlık göğüme anlam katmıyor şimdi.
Hiçbir aydınlık yoluma ışık tutmuyor.
Şehla bakışlarımın sen kanamalarını
Diliyorum yokluğunla.
Yürüyorum öylece…
Unutulmuş kendimden susarak şehre.
“Sustum” Susmak bir başka yakıştı bize.
Serdar Özyanız
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.