0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
41
Okunma
Sonsuzluğun Eşiğinde
Gelişinle sustu içimdeki o eski, karanlık uğultu,
Meğer bir insan bir insanda böyle tamamlarmış eksik kalan yanı.
Yıllardır aradığım o dingin liman, o sarsılmaz sığınakmışsın;
Sen gelince anladım, senden öncesi meğer sadece bir bekleyişmiş, bir avuntu.
Sana bakarken zamanın akışı duruyor zihnimde,
Dünyanın bütün karmaşası, bütün gürültüsü kapımın dışında kalıyor.
Sadece senin sesin, senin varlığın dolduruyor odamı;
Bir erkeğin bir kadına duyabileceği en saf, en adanmış duyguyla sarılıyorum sana.
Bilirim ki bu yaşam, bu gökkubbenin altındaki süre yetmeyecek bize,
Ne kadar sarılsam, ne kadar baksam yine yetersiz kalacak hislerim.
Ama hiçbir ayrılık korkusu, hiçbir belirsizlik gölge düşüremez bu bağa;
Çünkü ruhum senin ruhuna öyle bir kök saldı ki, nefes aldığım her an sana çıkıyor yollarım.
Sen benim bu hayattaki en güzel gerçeğim, en büyük şükrümsün,
Sadece bir sevda değil; yoldaşım, sırdaşım, en derin huzurum oldun.
Eğer bir gün kader son noktayı koyacak olursa bu fani yolculuğa,
Bil ki en son anımda bile adın okşanacak kalbimin en derin yerinde.
Ben seni sadece bu zamana, bu fani evrene sığdıramam;
Seni ömrümün ötesine, varlığın bittiği yerin bile arkasına taşıyorum.
Söz veriyorum sana; hangi alemde olursak olalım,
Bu yürek sadece seninle var olacak, sadece senin adınla anılacak.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.