6
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
79
Okunma

Gece, siyah bir hırka gibi giyinirken teni,
İçimde fırtınalar koparan o masal bitti.
Gözlerime bakıp da kutsadığın o yeminler,
Meğer bir hançer gibi sırtımda demlenirmiş.
Sevmek, bir nehir gibi çağlamaktı gözlerinde,
Duru, berrak ve temiz; hani derler ya aziz...
Sen o kutsal suları bulandırdın tek sözle,
Şimdi hangi denizde temizlenir o iz?
Bir yüreğe iki sevda sığmazdı, bilmedin mi?
Sadakat aşkın tahtıydı, sen o tahtı devirdin.
Gidişinle övün dur şimdi, geride enkaz bırakan;
Saray bildiğim bu gönlü tek yalanla yıktın geçtin.
Zaman her yarayı sarar derler ya, inanma,
Güven bir kere kırıldı mı, aynalar küser.
Adını her andığımda canım yanar sanma,
İçimdeki o büyük yangından şimdi yeller eser.
Kul hakkıdır aşk, her yürek tartamaz bu yükü,
Sen ucuza sattın o paha biçilmez hissi.
Geriye ne bir şarkı kaldı ne yarım bir öykü,
Sadece gözlerimde bu sisli gecenin isi.
Artık ne sitemim var sana ne de tek bir sözüm,
Herkes kendi kalbinin ekmeğini yer bu dünyada.
Gözümden düşen damla gibi bittin be iki gözüm,
Sen uykudan uyan da bak, kim kalmış rüyada?
Yine de sitem değil, bu bir vedadır geceye,
Suyu kirletenlerin yolları açık olsun.
Biz aşkı aziz bildik, leke sürmedik heceye,
Bizi aldatanlar, kendi yalanında boğulsun.
Tamer KARAKAŞ
KASTAMONU / 06.08.2026
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.