(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şair: Tamer Karakaş Şiir: GECEYE BIRAKILANLAR Değerlendirildiği Salon: Gündüzün Gürültüsünün Kapıda Teslim Alındığı, Yorgun Kalplerin Demir Atıp Dertlerin Gece Vardiyasına Bırakıldığı Kuytu Liman Salonu
Tamer Karakaş’ın Geceye Bırakılanlar şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bütün saatleri yavaşlatma emri verdi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Gece Bekçisi Galip, “Bütün dertler biter bu tatlı demde” dizesini fazla ciddiye alıp dert dosyalarını imha etmeye kalkınca son anda yakalandı. Kendisine dertlerin gece bitmediği, yalnız bazılarının sesinin kısıldığı anlatıldı. Çünkü Tamer Karakaş bu şiirde geceyi karanlığın değil, gündüzden yorulan insanın kendisine çekildiği bir sığınma vakti olarak kuruyor.
Âşık Medeni Karataş – Mahmut Ağdak Köşesi
İlk kıta bu köşeye geldiğinde Merhemci Mahir, huzurun reçeteye yazılıp yazılamayacağını araştırdı. “Aydınlık çekilir, renk solar derken” şiire sakin bir geçiş sağlıyor. Ardından gölgelerin yeryüzünü kaplamasıyla gece kuruluyor. “Huzur bir merhemdir acı sinede” anlaşılır ve sıcak bir söyleyiş. Fakat “Bütün dertler biter bu tatlı demde” oldukça kesin bir hüküm. Gece dertleri bitirmekten çok onları susturabilir, hafifletebilir veya insanın onlarla baş başa kalmasını sağlayabilir. Daha nüanslı bir söyleyiş şiirin derinliğini artırır. Ayrıca “Gölgeler yeryüzün kaplar” yerine gramatik olarak “yeryüzünü kaplar” gerekir.
Âşık Kul Halil Köşesi
İkinci kıta Âşık Kul Halil Köşesine vardığında Limancı Lütfü, sakin limana yanaşacak gönüller için iskele açtı. “Gecenin rengiyle sarılır yollar” güzel bir görüntü kuruyor. Fakat “Unutulur elbet o ağır yıllar” yine kolay bir teselliye yaklaşıyor; yılların ağırlığı bir gecede unutulmaktan ziyade bir süreliğine geride bırakılabilir. “Sakin bir limana sığınır bu dem” dizesinde ise demin limana sığınması anlam bakımından zayıf. Sığınan şeyin gönül, ruh veya insan olması daha doğal olurdu. İlginç olan, şiirin sonunda liman imgesinin çok daha başarılı biçimde geri dönmesi.
Ahmet Kahveci Köşesi
Üçüncü kıtaya ulaşan Hececi Hamdi, “Çözersin içteki gizli heceyi” dizesi üzerine bütün sakinlerin iç dünyasında hece aramaya başladı. Bu, şiirin hoş dizelerinden biri. Gecenin sessizliği insanın kendi içinde okuyamadığı bir şeyi okunur hâle getiriyor. “Kapat gözlerini, izle geceyi” de güzel bir paradoks taşıyor: Göz kapanınca dış dünya değil, iç dünya görülmeye başlanıyor. Yıldızların selam vermesi daha geleneksel bir imge olsa da kıtanın dinginliğine uyuyor.
Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi
Dördüncü kıtada Kubbeci Kâmil, göğün şehrin üzerine gerçekten örtülüp örtülmediğini kontrol etti. “Gök kubbe örterken şehrin izini / Karanlık gizliyor yorgun gözünü” şiirin atmosferini sürdürüyor. Fakat “Bir yakarış kopar göğün katından” anlam bakımından düşündürüyor. Yakarış genellikle insandan göğe yükselir; burada göğün katından kopuyor. Şair özellikle ilahî bir çağrıyı kastediyorsa başka, insanın duasını kastediyorsa yön tersine dönmüş. “Ruhunu kurtarır ömrün hızından” ise şiirin ana düşüncesini iyi yakalıyor: gece, hızlanan hayata karşı bir yavaşlama alanı.
Âşık Dermani – Mehmet Köse Köşesi
Beşinci kıta Âşık Dermani Köşesine ulaştığında Çiyci Cevdet, gülün koynuna düşecek taneyi tutanakla teslim etti. “Ay ışığı düşer nehir boyuna / Çiy tanesi konar gülün koynuna” klasik ama görsel olarak güzel iki dize. “Ne dünün kederi, ne yarının derdi” geçmiş ve gelecek kaygısını aynı anda dışarıda bırakıyor. Fakat ardından gelen “Doğa bu saatte sükûna erdi” zaman bakımından diğer dizelerle tam uyuşmuyor; şiir geniş zamanda ilerlerken burada geçmiş zamana geçiliyor. “Sükûna erer” bütünlüğü koruyabilir.
Hacı Ahmet Ağa Köşesi
Altıncı kıtada Masalcı Murtaza, “Bir masal anlatır esrar insana” dizesinde hangi esrarın masal anlattığını tespit edemedi. Buradaki esrar “gizemler/sırlar” anlamında düşünülmüş olsa bile günümüz Türkçesinde ilk çağrışımı başka yere gidebilir ve dizeyi istemeden farklılaştırabilir. Ayrıca “Zaman yavaşlatır kasvet işini” şiirin en zorlanan söyleyişlerinden biri. Kasvetin işini yavaşlatmak doğal bir bağdaşım oluşturmuyor. Buna karşılık “Bütün eşikler açılır duyana” güzel; geceyi işitebilen kişiye açılan iç kapılar fikri şiirin ruhuyla uyumlu.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesi
Son kıta Ozan Delibal Köşesine vardığında Fırtına Memuru Ferhat, sert fırtınanın durulduğunu bildirip liman kayıtlarını kapattı. Şiirin en başarılı yapısal hamlelerinden biri burada: ikinci kıtadaki liman geri geliyor fakat bu kez daha güçlü. “Yorgun kalp sığınır kendi katına / Gönül demir atar, durur o zaman / Nihayet bulur en kuytu liman” şiirin bütün gece yolculuğunu tamamlıyor. Özellikle “Gönül demir atar” şiirin ana hissini iyi özetliyor. İnsan gecede başka bir yere kaçmıyor; sonunda kendi içine sığınıyor.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Tamer Karakaş’ın Geceye Bırakılanlar şiiri gecenin karanlığını değil, dinlendirici ve koruyucu tarafını anlatıyor. Bu önemli; çünkü şiirde gece çoğu zaman korku, yalnızlık veya ayrılığın mekânıdır. Tamer Karakaş ise geceyi bir limana dönüştürüyor. Gündüzün hızı çekiliyor, zaman yavaşlıyor, insan kendi içine dönüyor ve gönül sonunda demir atıyor.
Şiirin en güçlü imge hattı liman–sığınmak–demir atmak üçlüsü. “Kapat gözlerini, izle geceyi”, “Çözersin içteki gizli heceyi”, “Ruhunu kurtarır ömrün hızından” ve “Gönül demir atar” öne çıkan dizeler.
Buna karşılık şiir zaman zaman fazla güvenli ve alışılmış imgelerle ilerliyor: yıldızlar, ay ışığı, nehir, çiy tanesi, gül, meltem, fırtına, liman. Bunların hepsi güzel fakat şiirimizde uzun zamandır dolaşan misafirler. Tamer Karakaş’ın “ömrün hızı” ve “içteki gizli hece” gibi daha kişisel buluşlarını çoğaltması şiire özgünlük kazandırır.
Teknik olarak da birkaç yer düzeltilmeli: “yeryüzün” → “yeryüzünü”; “Doğa bu saatte sükûna erdi” zaman uyumu açısından gözden geçirilmeli; “Sakin bir limana sığınır bu dem”, “Bir yakarış kopar göğün katından” ve özellikle “Zaman yavaşlatır kasvet işini” anlam ve sentaks bakımından yeniden işlenmeye açık.
Başlık ise başarılı: Geceye Bırakılanlar. Nelerin bırakıldığını tek tek söylemiyor. Dert mi, geçmiş mi, yorgunluk mu, keder mi? Şiir ilerledikçe anlıyoruz ki insan geceye yüklerini bırakırken aslında kendisine geri dönüyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri son kontrolü yaptıktan sonra Gece Bekçisi Galip’in imha etmek üzere topladığı dert dosyalarını sahiplerine geri vermiştir. Yalnız üzerlerine küçük bir not düşülmüştür: “Sabaha kadar açılmayacaktır.” Çünkü bazı meselelerin çözümü yoksa bile insanın onlardan birkaç saat uzaklaşıp kendi kuytu limanına demir atmaya hakkı vardır.
Gece karanlığın çoğaldığı değil, dünyanın sesi azalınca insanın kendi sesini duyabildiği vakittir.
İnsan bazen uzaklara giderek değil, kendi içine demir atarak dinlenir.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Celil Üstadım, bu ne muazzam bir şerh, ne asil bir kadirşinaslıktır... Şiirimi sadece okumakla kalmamış; adeta 'Andırın Söz Yurdu'nda, o hayali aşıkların köşelerinde tek tek misafir edip mısra mısra dokumuşsunuz. Karakterlerinizle, ince nüanslarınızla ve o bilgece teknik dokunuşlarınızla 'Geceye Bırakılanlar'ı benden daha iyi tahlil etmişsiniz. Haklı ve yapıcı eleştirileriniz, dil ve zaman uyumu konusundaki zarif uyarılarınız başımın üstünedir; hepsini büyük bir memnuniyetle heybeme aldım. Şiire, emeğe ve kaleme verdiğiniz bu devasa değer için size en kalbi şükranlarımı sunarım. Yüreğinize, o derya gönlünüze sağlık. Saygı ve hürmetle..."
Celil Üstadım, bu ne muazzam bir şerh, ne asil bir kadirşinaslıktır... Şiirimi sadece okumakla kalmamış; adeta 'Andırın Söz Yurdu'nda, o hayali aşıkların köşelerinde tek tek misafir edip mısra mısra dokumuşsunuz. Karakterlerinizle, ince nüanslarınızla ve o bilgece teknik dokunuşlarınızla 'Geceye Bırakılanlar'ı benden daha iyi tahlil etmişsiniz. Haklı ve yapıcı eleştirileriniz, dil ve zaman uyumu konusundaki zarif uyarılarınız başımın üstünedir; hepsini büyük bir memnuniyetle heybeme aldım. Şiire, emeğe ve kaleme verdiğiniz bu devasa değer için size en kalbi şükranlarımı sunarım. Yüreğinize, o derya gönlünüze sağlık. Saygı ve hürmetle..."
Saygı değer kıymetli üstadım, Aydınlığın telaşından sıyrılıp gecenin o sakin limanına sığınan, kelimeleriyle adeta ruhumuza merhem olan muazzam bir eser okuduk yine sayfanızda. Günün yorgunluğunu ve o ağır yılların gölgesini geride bırakıp 'ferahlık can bulur, dünya dönerken' dizesiyle içimizi ısıttınız; adeta zamanı durdurup o dingin anın içine mühürlediniz mısralarınızı. Her bir kıtası ayrı bir huzur, ayrı bir derinlik barındırıyor. Kelamlara hayat veren o asil ilhamınıza ve yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla...
Cemre Hanım, o asil ve vefalı yüreğinizden dökülen bu muazzam yorum için size kalpten teşekkür ederim.
Kendi şiirinizdeki o vakur ve güçlü duruştan sonra, gelip benim dizelerimdeki o "sakin limanı" ve "ferahlığı" bu kadar zarif kelimelerle taçlandırmanız beni ziyadesiyle onurlandırdı. Yazarken zamanı durdurup o dingin anı mühürleme çabamı bir şair duyarlılığıyla hissetmeniz ve "kelamlara hayat veren ilham" diyerek bana o güzel kalbinizin pencerelerini açmanız benim için çok kıymetli. Edebi dostluğunuz ve şiirime kattığınız bu eşsiz değer için çok sağ olun. Kaleminizin o mağrur ve güçlü sesi hiçbir zaman susmasın. Selam ve en kalbi saygılarımla...
Cemre Hanım, o asil ve vefalı yüreğinizden dökülen bu muazzam yorum için size kalpten teşekkür ederim.
Kendi şiirinizdeki o vakur ve güçlü duruştan sonra, gelip benim dizelerimdeki o "sakin limanı" ve "ferahlığı" bu kadar zarif kelimelerle taçlandırmanız beni ziyadesiyle onurlandırdı. Yazarken zamanı durdurup o dingin anı mühürleme çabamı bir şair duyarlılığıyla hissetmeniz ve "kelamlara hayat veren ilham" diyerek bana o güzel kalbinizin pencerelerini açmanız benim için çok kıymetli. Edebi dostluğunuz ve şiirime kattığınız bu eşsiz değer için çok sağ olun. Kaleminizin o mağrur ve güçlü sesi hiçbir zaman susmasın. Selam ve en kalbi saygılarımla...
Gecenin çöküşünü karanlık ve kasvet yerine, yorgun kalplere bir sığınak ve şifa olarak işlemeniz çok zarif olmuş. Huzur bir merhemdir acı sinede ve "Gönül demir atar, durur o zaman Nihayet bulur en kuytu liman" dizeleriniz, okuyucuya adeta dingin bir nefes aldırıyor. Yüreğinize, kaleminize sağlık.
Ayla Hanım, bu zarif ve derinlikli yorumunuzla şiirimin ruhuna o kadar güzel dokunmuşsunuz ki beni gerçekten çok duygulandırdınız.
Yazarken kalbimin en kuytu köşesinde hissettiğim o "sığınak ve şifa" duygusunu, tam da mühürlemeye çalıştığım dizeler üzerinden bu kadar net okumuş olmanız bir şair için en büyük mutluluk. Şiirin okuyucuya dingin bir nefes aldırabildiğini sizin gibi kıymetli bir kalemden duymak benim için çok değerli. O güzel yüreğinize, edebiyat dostu samimiyetinize yürekten teşekkür ederim. Kaleminizin nuru daim olsun, eksik olmayın. Selam ve saygılarımla.
Ayla Hanım, bu zarif ve derinlikli yorumunuzla şiirimin ruhuna o kadar güzel dokunmuşsunuz ki beni gerçekten çok duygulandırdınız.
Yazarken kalbimin en kuytu köşesinde hissettiğim o "sığınak ve şifa" duygusunu, tam da mühürlemeye çalıştığım dizeler üzerinden bu kadar net okumuş olmanız bir şair için en büyük mutluluk. Şiirin okuyucuya dingin bir nefes aldırabildiğini sizin gibi kıymetli bir kalemden duymak benim için çok değerli. O güzel yüreğinize, edebiyat dostu samimiyetinize yürekten teşekkür ederim. Kaleminizin nuru daim olsun, eksik olmayın. Selam ve saygılarımla.
Çok teşekkür ederim bu güzel ve samimi tebriğiniz için. Şiirimin kalbinizde böyle "muhteşem" bir karşılık bulması beni gerçekten çok mutlu etti.
Sayfanızdan gönderdiğiniz o güzel selâmı ve sevgileri yürekten aldım, başımın üstüne koydum. Sizden de güzel paylaşımlar görmeyi dilerim. Eksik olmayın, o güzel yüreğinize ve edebiyat dostu samimiyetinize sağlık. Kastamonu'dan en kalbi selâm ve sevgilerimle.
Çok teşekkür ederim bu güzel ve samimi tebriğiniz için. Şiirimin kalbinizde böyle "muhteşem" bir karşılık bulması beni gerçekten çok mutlu etti.
Sayfanızdan gönderdiğiniz o güzel selâmı ve sevgileri yürekten aldım, başımın üstüne koydum. Sizden de güzel paylaşımlar görmeyi dilerim. Eksik olmayın, o güzel yüreğinize ve edebiyat dostu samimiyetinize sağlık. Kastamonu'dan en kalbi selâm ve sevgilerimle.
Geceyi yalnızca karanlık olarak değil, insanın yorgunluğunu dinlendiren bir sığınak olarak ele alan huzurlu ve dingin bir şiir. Ay ışığı, çiy tanesi, nehir ve sessiz evlerle kurulan tabiat imgeleri şiirin sakin atmosferini güzelce tamamlamış. Özellikle “Gönül demir atar, durur o zaman / Nihayet bulur en kuytu liman” dizeleri, şiirin bütün duygusunu huzurlu bir finalle bağlıyor. Kaleminize sağlık hocam..
Hikmet Bey, şiirimin kalbindeki o dinginliği ve doğa imgelerini bu kadar derinlemesine okuyup tahlil ettiğiniz için size yürekten teşekkür ederim.
Gecenin sadece fiziki bir karanlık değil, ruhun dinlendiği asil bir sığınak olduğunu o tabiat pencerelerinden (ay ışığı, çiy tanesi) sızarak hissetmeniz ve bunu dile getirmeniz beni fazlasıyla onurlandırdı. Hele ki finaldeki o liman ve zaman mührünü sizin gibi seçkin bir kalemden duymak kelimenin tam anlamıyla harika bir edebi ödül. Değerli vaktiniz, jüri kalitesindeki bu muazzam yorumunuz ve kıymetli desteğiniz için çok sağ olun üstadım. Kaleminizin ilhamı, yüreğinizin sesi daim olsun. Selam ve kalbi saygılarımla.
Hikmet Bey, şiirimin kalbindeki o dinginliği ve doğa imgelerini bu kadar derinlemesine okuyup tahlil ettiğiniz için size yürekten teşekkür ederim.
Gecenin sadece fiziki bir karanlık değil, ruhun dinlendiği asil bir sığınak olduğunu o tabiat pencerelerinden (ay ışığı, çiy tanesi) sızarak hissetmeniz ve bunu dile getirmeniz beni fazlasıyla onurlandırdı. Hele ki finaldeki o liman ve zaman mührünü sizin gibi seçkin bir kalemden duymak kelimenin tam anlamıyla harika bir edebi ödül. Değerli vaktiniz, jüri kalitesindeki bu muazzam yorumunuz ve kıymetli desteğiniz için çok sağ olun üstadım. Kaleminizin ilhamı, yüreğinizin sesi daim olsun. Selam ve kalbi saygılarımla.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.