(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Çok teşekkür ederim Yunus Bey. Şiirimin mısra aralarındaki o sessiz feryadı, aşkın fedakarlık ve özveri isteyen yanını bu kadar güzel anlamlandırmanız beni çok mutlu etti. "Susmak bazen kırmamanın, incitmemenin en güzel yoludur" diyerek dilsiz yangınıma adeta tercüman olmuşsunuz. Değerli vaktiniz, bu kıymetli yorumunuz ve tebrikiniz için gönülden teşekkürler. Selam ve kalbi hürmetlerimle.
Çok teşekkür ederim Yunus Bey. Şiirimin mısra aralarındaki o sessiz feryadı, aşkın fedakarlık ve özveri isteyen yanını bu kadar güzel anlamlandırmanız beni çok mutlu etti. "Susmak bazen kırmamanın, incitmemenin en güzel yoludur" diyerek dilsiz yangınıma adeta tercüman olmuşsunuz. Değerli vaktiniz, bu kıymetli yorumunuz ve tebrikiniz için gönülden teşekkürler. Selam ve kalbi hürmetlerimle.
Sessizliğin içinde büyüyen bir aşkı ve hasreti çok güzel anlatmışsınız. “Dilsiz yangınım” tekrarı, şiirin başından sonuna kadar içten içe yanan o duyguyu güçlü biçimde taşıyor. Özellikle finaldeki “Yaradan görüyor o saklı izi” dizesi şiire derin ve anlamlı bir dokunuş katmış. Kaleminize sağlık hocam.
Şair: Tamer Karakaş Şiir: DİLSİZ YANGINIM Değerlendirildiği Salon: Feryatların Susturulup Hasretin Göğüs Kafesinde Kilit Altına Alındığı, İtfaiyenin Bile Yangının Sesini Bulamadığı Salon
Tamer Karakaş’ın Dilsiz Yangınım şiiri RUSAMER’e getirildiğinde Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri önce yangın alarmını kontrol ettirdi. Duman var, ateş var, iç yanması var; fakat ortalıkta çıt yok. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden İtfaiyeci İdris, sessiz yangına hangi sirenle müdahale edileceğini yönetmelikte bulamayınca dosyayı edebiyat servisine devretti. İnceleme sonunda anlaşıldı ki burada söndürülecek bir ateş değil, söylendiği anda kirlenmesinden korkulduğu için susularak korunan bir sevda var. Şiirin başlığı da tam buradan doğuyor: yangın büyük, fakat dili yok.
Âşık Ata Canani Köşesi
İlk kıta Âşık Ata Canani Köşesine vardığında Sükûtçu Sabri, İçimde gizli bir dünya var benden dizesinde durdu. Dize ilgi çekici ama anlam bakımından pürüzlü: benden gizli bir dünya denmek isteniyorsa söz dizimi bunu tam karşılamıyor. Buna karşılık Her harfi sükûttan, her taşı dertten oldukça sağlam. Gizli dünya önce yazıya, sonra yapıya dönüştürülüyor. Seni saklıyorum bu kirli kentten ise sevilen kişiyi dış dünyanın kirinden koruma düşüncesini getiriyor. İlk kıta böylece şiirin temel çatışmasını kuruyor: dışarıda kirlenen dünya, içeride saklanan sevda.
Hacı Zülkadiroğlu Köşesi
İkinci kıta Hacı Zülkadiroğlu Köşesine ulaşınca Kelime Temizleme Memuru Kâmil, ilk dizeyi görünce kalemleri karantinaya aldı: Kelimeler bazen kirletir aşkı. Şiirin bence en güçlü düşüncesi bu. Şair burada susmayı iletişimsizlik değil, sevgiyi koruma biçimi olarak görüyor. Söylersem bozulur bu gönül köşkü de bunu sürdürüyor. Ancak gönül köşkü oldukça tanıdık bir imge. Sessizlik sararken kaderi, meşki dizesindeki meşk de kafiyeye hizmet ediyor görünümü verebiliyor. Yine de ikinci kıta, şiirin poetikasını en açık anlatan bölüm.
Ozan Azabi – Hacı Musa Tuncer Köşesi
Üçüncü kıtada Kilitçi Kudret, göğüs kafesine takılan kilidin anahtarını aramaya başladı. Göğüs kafesimde biriken hasret / Her gece kalbime vuruyor kilit somutlaştırma bakımından başarılı. Fakat burada teknik bir mesele göze çarpıyor: hasret / kilit / ümit ses bakımından birbirine yaklaştırılmış olsa da tam ve doğal bir kafiye örgüsü oluşturmuyor. Özellikle kilit sözcüğünün kafiye ihtiyacından dolayı seçilmiş olduğu hissediliyor. Leke barındırmaz bendeki ümit ise şiirin başından beri sürdürülen saflık-kirlilik karşıtlığını yeniden kuruyor.
Hasibe Hatun – Hasibe Başbilir Köşesi
Dördüncü kıta Hasibe Hatun Köşesine geldiğinde Haritacı Hayri, Yollara sığmayan koca bir diyar için ölçek bulamadığını bildirdi. Bu kıtada rüzgâr, ruh, yanmak, diyar gibi geniş şiir sözlüğünden gelen imgeler var. Aklımın ucunda esen o rüzgâr kulağa hoş geliyor fakat aklın ucunda rüzgâr esmesi yeterince somutlaşmıyor. Buna karşılık Yollara sığmayan koca bir diyar güzel bir büyüklük duygusu yaratıyor. Şairin burada soyutluğu biraz azaltması, şiirin ilk iki kıtasındaki yoğunluğu geri getirebilir.
Âşık Hüseyin Topal Köşesi
Beşinci kıtaya ulaşan Plakçı Perviz, şarkıyı çalıştırınca gerçekten duman çıkıp çıkmadığını kontrol etti. Bir şarkı çalınca dumanım tüter şiirin başlığındaki yangını yeniden canlandırdığı için işlevli. Ancak Anılar zihnimde peş peşe biter düşündürüyor. Anılar biter mi, yoksa belirir, geçer, gelir mi? Eğer şair anıların tükenmesini özellikle anlatmıyorsa fiil yeniden düşünülebilir. Bu kutsal emanet ömre de yeter ise sevdanın artık kavuşma talebinden çıkıp taşınacak bir emanete dönüştüğünü gösteriyor.
Ümmü Soğancı Köşesi
Son kıta Ümmü Soğancı Köşesine vardığında Sır Kâtibi Saniye, dosyanın kapağına gizlilik damgasını bastı. Varsın diller anmaz, bilmesin bizi / Yaradan görüyor o saklı izi şiirin bütün suskunluğunu manevi bir tanıklığa bağlıyor. İnsanların bilmesine gerek yoktur; Yaradan biliyorsa sevdanın varlığı yeterlidir. Ancak Gözümde bir çocuk masumiyeti gramatik olarak tamamlanmamış hissi veriyor. Gözümde bir çocuğun masumiyeti ya da başka bir kuruluş düşünülmüş olabilir. Duygu anlaşılır, cümle ise biraz daha işlenmek istiyor.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Tamer Karakaş’ın Dilsiz Yangınım şiirinin en güzel tarafı, başlıkla içerik arasındaki sağlam bağ. Şairin temel paradoksu belli: Feryat var ama ses yok; yangın var ama ilan edilmiyor; sevgi var ama kelimelere teslim edilmiyor. Her kıtanın sonunda tekrarlanan Sustu feryatlarım, dilsiz yangınım bu nedenle yalnız nakarat değil, şiirin ana fikri.
Özellikle Kelimeler bazen kirletir aşkı / Söylersem bozulur bu gönül köşkü şiirin merkezindeki düşünceyi başarıyla taşıyor. Daha da ilginci, şair bunu şiir yazarak söylüyor: Kelimelerin aşkı kirletebileceğinden söz ederken aşkını yine kelimelerle korumaya çalışıyor. Şiirin güzel çelişkisi burada.
Bununla birlikte metnin tamamı aynı güçte değil. Gönül köşkü, hasret, rüzgâr, ruh, şarkı, anılar, kutsal emanet, çocuk masumiyeti gibi şiir geleneğinde çok kullanılmış unsurlar yer yer özgünlüğü azaltıyor. Her harfi sükûttan, her taşı dertten, Kelimeler bazen kirletir aşkı ve Bir şarkı çalınca dumanım tüter gibi şiire daha çok ait olan söyleyişler çoğaltılsa eser belirgin biçimde güçlenir.
Redaksiyon bakımından da özellikle İçimde gizli bir dünya var benden, Anılar zihnimde peş peşe biter ve Gözümde bir çocuk masumiyeti yeniden düşünülmeye değer. Bunlar şiirin duygusunu bozmadan düzeltilebilecek yerler. Şiirin ateşi yeterince kuvvetli; birkaç dizedeki duman dağıtılırsa yangın daha berrak görünür.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri son tutanağı da imzaladı: Yangına müdahale edilmeyecek. Çünkü yapılan incelemede ateşin binaya değil, doğrudan gönle ait olduğu anlaşılmıştır. İtfaiyeci İdris’e de görev değişikliği verilmiştir; bundan böyle yangını söndürmeyecek, dilsiz olduğu için kimsenin fark etmediği ateşlerin başında nöbet tutacaktır.
Bazı sevdalar söylenmediği için eksik değil, söze sığmadığı için sessizdir.
En derin yangının dumanı göğe değil, insanın içine yükselir.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
"Kelimelerin dünyasında yola çıkarken, kalbimin dilsiz yangınına bu denli derin ve edebi bir ayna tutulacağını tahmin etmemiştim. Şiirimi sadece okumayıp, adeta ruhunun dehlizlerinde gezinerek muazzam bir kurguyla incelemeniz beni çok onurlandırdı.Şiir geleneğindeki bilindik kelimelere ve dumanın dağıtılmasına yönelik yaptığınız o yapıcı, usta işi eleştirileri büyük bir saygıyla kabul ettim. Bir şairi ve şiiri büyütecek olan, sizin gibi kıymetli kalemlerin bu titiz ve samimi uyarılarıdır. Bahsettiğiniz tüm noktaları dikkate alarak şiirimi yeniden düzenledim ve hak ettiği berraklığa kavuşturdum.Dediğiniz gibi; 'Bazı sevdalar söze sığmadığı için sessizdir...' Sessiz feryadıma ortak olan o muazzam analiziniz, kıymetli vaktiniz ve kalbiniz için sonsuz teşekkürler Ser Feyzlizof Kalburabastı Efendi. Eksik olmayınız, yüreğinize sağlık."
"Kelimelerin dünyasında yola çıkarken, kalbimin dilsiz yangınına bu denli derin ve edebi bir ayna tutulacağını tahmin etmemiştim. Şiirimi sadece okumayıp, adeta ruhunun dehlizlerinde gezinerek muazzam bir kurguyla incelemeniz beni çok onurlandırdı.Şiir geleneğindeki bilindik kelimelere ve dumanın dağıtılmasına yönelik yaptığınız o yapıcı, usta işi eleştirileri büyük bir saygıyla kabul ettim. Bir şairi ve şiiri büyütecek olan, sizin gibi kıymetli kalemlerin bu titiz ve samimi uyarılarıdır. Bahsettiğiniz tüm noktaları dikkate alarak şiirimi yeniden düzenledim ve hak ettiği berraklığa kavuşturdum.Dediğiniz gibi; 'Bazı sevdalar söze sığmadığı için sessizdir...' Sessiz feryadıma ortak olan o muazzam analiziniz, kıymetli vaktiniz ve kalbiniz için sonsuz teşekkürler Ser Feyzlizof Kalburabastı Efendi. Eksik olmayınız, yüreğinize sağlık."
Güzel şiirdi, şarkı tadındaydı; Haz alarak ilgi ve beğeni ile okuduğum bu muhteşem eseri ve değerli şairimi yürekten kutluyorum, nice böyle şahane şiirlere. Selam ve saygıyla.
Alptekin Bey, şiirimi şarkı tadında bulup o güzel yüreğinizle taçlandırdığınız için çok teşekkür ederim. Değerli vaktiniz ve beğeniniz için sağ olun, var olun.
Alptekin Bey, şiirimi şarkı tadında bulup o güzel yüreğinizle taçlandırdığınız için çok teşekkür ederim. Değerli vaktiniz ve beğeniniz için sağ olun, var olun.
Söze dökülemeyen, sessizliğin içinde korunup büyütülen temiz bir sevdanın hüznünü hissettim. “Kelimeler bazen kirletir aşkı” sözü, bazı duyguların anlatıldığında eksileceğini ne kadar güzel ifade ediyor. “Her harfi sükûttan, her taşı dertten” dizesiyle kurulan iç dünya, tekrarlanan “dilsiz yangınım” sözüne ayrı bir ağırlık kazandırmış Tamer Bey kardeşim. Kutluyorum, kalbi selamlarımla.
Yılmaz kardeşim, dilsiz yangınımın sessizliğini ve o sükûtu o kadar derin ve doğru anlamışsınız ki... Bu kıymetli analiziniz ve içten yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Sağ olun.
Yılmaz kardeşim, dilsiz yangınımın sessizliğini ve o sükûtu o kadar derin ve doğru anlamışsınız ki... Bu kıymetli analiziniz ve içten yorumunuz için yürekten teşekkür ederim. Sağ olun.
Saygıdeğer kıymetli üstadım, Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Sessizliğin çığlığını, aşkın o en saf ve zarif halini kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerden öyle derin işlemişsiniz ki her mısrası ruhumuza dokundu. Bu nefis eserinizi gönülden tebrik ederim. İlhamınız daim, kaleminiz kaim olsun. Saygılarımla...
Cemre Hanım, sessizliğin çığlığını ve ruhunuza dokunan o masumiyeti bu zarif kelimelerle ifade etmeniz beni çok mutlu etti. Güzel temennileriniz için çok teşekkür ederim.
Cemre Hanım, sessizliğin çığlığını ve ruhunuza dokunan o masumiyeti bu zarif kelimelerle ifade etmeniz beni çok mutlu etti. Güzel temennileriniz için çok teşekkür ederim.
Değerli dosttan harika, hoş bir eser gelmiş sayfaya Bizde okuduk ve kutladık yürekten, yalansız ve riyasız Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin hep güzel olsun Allah'a emanet olasın, sağlıcakla kalasın
Gönlü güzel dost, o temiz yüreğinden kopan samimi ve riyasız duaların, güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Allah senden de razı olsun, eksik olma.
Gönlü güzel dost, o temiz yüreğinden kopan samimi ve riyasız duaların, güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Allah senden de razı olsun, eksik olma.
Üstadım, şiirdeki kafiye örgüsünü ve ustalık emeğini fark edip o özel mısrayı öne çıkarmanız beni onurlandırdı. Kıymetli vaktiniz ve yorumunuz için çok teşekkürler.
Üstadım, şiirdeki kafiye örgüsünü ve ustalık emeğini fark edip o özel mısrayı öne çıkarmanız beni onurlandırdı. Kıymetli vaktiniz ve yorumunuz için çok teşekkürler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.