(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Kendinize has zengin kelime hazineniz ile gönlünüze akan gönül sesinizi beğeniyle okudum hislenen kalbiniz yazan kaleminiz dert görmesin selâm ve sevgilerimle kalın sağlıcakla.
Yüreğinize sağlık hocam doğanın gücüyle insan ömrünü müthiş bir ritim ve derinlikle buluşturmuşsunuz. "Toprağın rengidir, geçmişi soran" dizesi başlı başına harika. Kaleminiz kavi ilhamınız bol olsun selam ve dua ile
Şair: Tamer Karakaş Şiir: DAĞLARIN SESİ Değerlendirildiği Salon: Dumanın Zirveden İnmediği, Ayazın Kayalıklarda Nöbet Tuttuğu ve Mağrur Kurdun Ceylanla Aynı Yoklama Defterine Yazıldığı Salon
Tamer Karakaş’ın Dağların Sesi şiiri RUSAMER’e öyle bir coğrafyayla geldi ki Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri kaloriferleri yaktırdı. Dağda duman, kayalıkta ayaz, ovada karanlık, yamaçta ceylan, zirvede kurt vardı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Dağcı Davut sırt çantasını hazırlayınca durduruldu; çünkü anlaşılmıştı ki bu dağlara ayakla değil, ömürle çıkılıyordu.
Dadaloğlu Köşesi
İlk kıta şiirin tabiatla insan ömrünü birleştiren damarını hemen kuruyor. Bu ömür hanında, esen bir rüzgâr hayatın geçiciliğini güzel taşıyor; fakat göçmen kuşlar, han ve rüzgâr aynı kıtada üç ayrı benzetme alanı açtığı için görüntü biraz kalabalıklaşıyor. Dadaloğlu Köşesi hana giren rüzgârdan yatak parası alınmamasına karar verdi.
Âşık Hüseyin Topal Köşesi
Bulutlar elenir, gökyüzü ağlar / Gecenin bağrında, hüzünler akar şiirin tabiatı insanlaştırdığı güzel yerlerden. Özellikle bulutların elenmesi alışılmış yağmur anlatımından daha canlı. RUSAMER Elek Servisi bulutları kimin elediğini araştırdı; gökyüzü ifade vermeyince dosya yağmura bırakıldı.
Kul Köşger – İsmail Köşger Köşesi
Mevsimler değişir, kışa döner yaz / Yalnız yamaçlarda, bir ceylan koşar şiire hareket kazandırıyor. Kuytu ormandaki ince saz da tabiatın kendi musikisini kuruyor. Ancak sert esiyor ayaz yerine ayazın kesmesi ya da rüzgârın esmesi anlam bakımından daha doğal olurdu. Kul Köşger ayazı vantilatöre bağlamaya kalkınca teknik servis müdahale etti.
Ümmü Soğancı Köşesi
Asırlık çınarda, okunur ferman geçmişi ağacın gövdesine yazılmış bir hüküm gibi gösteriyor ve şiirin en güzel imgelerinden birini oluşturuyor. Ardından Gönülden gönüle, gizli bağ kalır tabiat görüntüsünü insan ilişkisine bağlıyor. RUSAMER Arşiv Servisi fermanı istedi; çınarın yüz yıllık evrakı teslim etmeye niyeti olmadığı görüldü.
Ozan Delibal – Celil Çınkır Köşesi
Finalde boranın dinmesiyle şiir de duruluyor. Toprağın rengidir, geçmişi soran dikkat çekici ama anlamı biraz kapalı bir dize; buna karşılık Bu garip gurbette, sessiz kar yağar şiiri güzel bir sükûnetle bitiriyor. Delibal Köşesi kar küreme aracını geri gönderdi; bazı karların yoldan değil, insanın içinden temizlenmesi gerektiğine hükmetti.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Dağların Sesi, dağı yalnız manzara olarak değil, insan ömrünün ve gurbetin aynası olarak kullanan güçlü bir tabiat şiiri. Çınar, boran, ceylan ve sessiz kar güzel çalışıyor; birkaç yerde imge ve anlam bağlantıları sıkılaştırılabilir.
Ser Feyzlizof dosyayı kapattı: Dağların sesi ölçüldü; desibeli düşük, hatırası yüksek çıktı. Mağrur kurda dokunulmadı, ceylanın da yamaçta koşmasına devam etmesine karar verildi.
Dağların sustuğunu sanan, yalnız kendi içindeki sesi fazla açmıştır.
İnsan yaşlandıkça dağlara benzemez; hangi fırtınada eğilmediği yüzünden okunur.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
Kelâmın asaletine ve bu sükût durağındaki vakur yalnızlığımıza o temiz yüreğiyle ortak olan kıymetli dost; o asil selamınız ve tebrikiniz başım üstünedir. Yüreğinize, dert görmez kaleminize sonsuz sağlık ve hürmetle...
Kelâmın asaletine ve bu sükût durağındaki vakur yalnızlığımıza o temiz yüreğiyle ortak olan kıymetli dost; o asil selamınız ve tebrikiniz başım üstünedir. Yüreğinize, dert görmez kaleminize sonsuz sağlık ve hürmetle...
Bir doğa manzarasının ötesinde, içten içe demlenmiş bir olgunluğu, çekilen çilelerden sonra gelen o dingin mağrur duruşu anlatan nefis bir koşma havası bu. Kır çiçeğinin kırılganlığına tezat oluşturacak şekilde yüksek zirvelere yaslanan o kurt imgesi; fırtınayı, boranı geride bırakmış bir ruhun boyun eğmezliğini ne güzel temsil ediyor. "Bak usta durulduk" dizesindeki o sakin kabulleniş, yenilgi değil; aksine badireleri atlatmış olmanın, toprağın sadakatine ve dürüstlüğün gücüne sığınmanın getirdiği bir iç huzur. Gurbetin sessiz karı altında, kendi sızısını ve meylini saklayarak dik duranlara selam olsun: Fırtına dinse de izi kalır taşta, Binbir kaygı biter, akl-ı selim başa. Boran teslim almaz yüreği sağsa, Zirvede mağrursa, kar değer başa.
Hecenin duru tartısını bilen ve "Dağların Sesi"ndeki o fırtınayı geriye bırakmış, boyun eğmez usta vakarını bu kadar derin bir edebi tahlille selamlayan kıymetli üstadım; o muazzam kelâmınız ve kalbî vefanız benim için bir ömre bedel bir ağırlık taşımaktadır. Kalemin onurunu kalbin dürüstlüğüyle mühürleyen o usta ruhunuza, dert görmez kaleminize sonsuz teşekkür ve hürmetle...
Hecenin duru tartısını bilen ve "Dağların Sesi"ndeki o fırtınayı geriye bırakmış, boyun eğmez usta vakarını bu kadar derin bir edebi tahlille selamlayan kıymetli üstadım; o muazzam kelâmınız ve kalbî vefanız benim için bir ömre bedel bir ağırlık taşımaktadır. Kalemin onurunu kalbin dürüstlüğüyle mühürleyen o usta ruhunuza, dert görmez kaleminize sonsuz teşekkür ve hürmetle...
Gönül hanemize o duru ilham temennileriyle konan kıymetli şair dost; o asil selamınız ve güzel dualarınız için yürekten teşekkür ederim. Kaleminizin onuru baki, ilhamınız daim olsun. Selam ve hürmetle...
Gönül hanemize o duru ilham temennileriyle konan kıymetli şair dost; o asil selamınız ve güzel dualarınız için yürekten teşekkür ederim. Kaleminizin onuru baki, ilhamınız daim olsun. Selam ve hürmetle...
Dağların dumanı, ayazı ve yalnızlığı içinden yükselen ses, dizelerinizde hem hüzünlü hem de vakur bir tabiat duygusu bırakıyor Tamer kardeşim. “Asırlık çınarda, okunur ferman” sözü, doğayı geçmişin sessizce saklandığı kadim bir kitaba dönüştürüyor. “Yüksek zirvelerde, mağrur kurt yaşar” dizesi ise bütün kırılmalara rağmen yalnızlığında dimdik kalan ruhu güçlü bir simgeyle anlatıyor. Kutluyorum canı gönülden, kalbi selamlarımla.
Dağların o vakur dumanını, içimizdeki o hasret ayazını ve o en ağır kırılmalara rağmen yalnızlığında dimdik kalan şair omurgasını o keskin sarraf gözüyle gören değerli Yılmaz kardeşim; o canı gönülden gelen kalbî selamın ve muazzam edebi tahlilin başım üstünedir. Kalbinin dürüstlüğü mısralarında ebediyen lekesiz yaşasın. Yüreğine, dert görmez usta kalemine sonsuz sağlık ve hürmetle...
Dağların o vakur dumanını, içimizdeki o hasret ayazını ve o en ağır kırılmalara rağmen yalnızlığında dimdik kalan şair omurgasını o keskin sarraf gözüyle gören değerli Yılmaz kardeşim; o canı gönülden gelen kalbî selamın ve muazzam edebi tahlilin başım üstünedir. Kalbinin dürüstlüğü mısralarında ebediyen lekesiz yaşasın. Yüreğine, dert görmez usta kalemine sonsuz sağlık ve hürmetle...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.