0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
55
Okunma
Name
Sessizliğin ortasında bir heceyle başladı her şey,
Sanki dünya durdu da bir tek sen kaldın nefesimde.
Toprağa düşen ilk yağmur gibi, çorak yanlarıma dokundun,
Gözlerinin aynasında yeniden buldum kaybettiğim kendimi.
Kime sorsam eksikti şu ömrün hikâyesi,
Herkes bir parça aldı gitti zamanın kuytusundan.
Oysa sen geldin;
Hiç eksilmeden, hiç eksiltmeden doldurdun içimdeki boşluğu.
Ne kadar yol yürüdüysem sana çıkmak içinmiş meğer,
Ne kadar susup biriktirdiysem hepsi senin adınaymış.
Sana "sevgilim" demek, gökyüzünü bir kucağa sığdırmak gibi,
Sana "kalbimin sahibi" demek, bütün Anahtarları teslim etmek bir ömre.
Unuttum senden önceki mevsimlerin rengini,
Adının geçtiği her yer şimdi bahar, her yer serin bir gölge.
İşte buradayım; kaçırılmamış bir bakışın,
Tutulmuş bir sözün tam ortasında.
Ne pazarlık var bu sevdada ne de zamana yenilmek...
Adımlarımız yan yana bastıkça çatırdasın yollar,
Gölgen gölgeme karıştıkça büyüsün bu sessiz yankı.
Beni heveslerin, geçici telaşların uzağında tut,
Günübirlik sevinçlerin değil, ömürlük Sızıların koynunda büyüt.
Çünkü ben seninle bir günü değil,
Güneşin doğup battığı bütün zamanları bölüşmeye geldim.
Avuçlarımda taşısam da kırılgan kelimeleri,
İçimdeki bağlayış çelikten daha sağlam.
Dünya ne derse desin, zaman nasıl akarsa aksın;
Rüzgâr usulca fısıldasın bu sarsılmaz yemini:
Girişi bir merhaba ile başlayan bu yolculuk,
Pazara kadar süren bir heves değil,
Mezara kadar sürecek tek ve son hakikattir...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.