0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
96
Okunma
KEŞKE
Keşke hiç dokunmasaydım ruhunun kıvrımlarına,
Gözlerinin denizinde kaybolup gitmeseydim.
Düşürmeseydim adını gecenin dualarına,
Seni bir heves değil, bir ömür bellemeseydim...
Keşke aşka durmasaydı bu mağrur, bu kırgın kalb,
Sevda denen yangına böyle yalınayak yürümeseydim.
Şimdi hangi sokak kucaklar bu mülteci hüznü?
Hangi kadeh doldurur içimdeki bu sonsuz boşluğu?
Sevda dediğin bir lütuf muydu, yoksa ağır bir ceza mı?
Adını fısıldadığım her rüzgâr içimi yakıp geçiyor.
Bir “keşke” büyütüyorum koynumda, geceden siyah,
Gündüzü olmayan bir diyara sürgün ediyor beni.
Keşke zamanı geriye sarabilseydi ellerim,
Hiç karşılaşmadığımız o tenha durağa dönsem.
Göz göze geldiğimiz o ilk anı unutsam,
Yüreğimdeki bu kor ateşi kendi külümle söpürsem.
Ama biliyorum;
Aşk, keşkelerin bittiği yerde başlar aslında.
Yanacaksa bu kalp, senin adınla yansın.
Mevsimler dönsün, yollar kapansın, varsın olsun;
Sen benim hiç kavuşamadığım, ama hiç de vazgeçemediğim
O en güzel “keşke”m olarak kalacaksın...
Şimdi bırak, tutuşsun bu göğüs kafesi,
Aşkın külü bile senden bir iz taşır nasıl olsa.
Bırak, yansın kalbim;
Adın dudaklarımda mühür, sevdan içimde yaradır artık.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.