Sorunlar onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez. einstein
Nil Gün
Nil Gün
VİP ÜYE

Aynadaki Kedi

Yorum

Aynadaki Kedi

( 14 kişi )

9

Yorum

35

Beğeni

5,0

Puan

391

Okunma

Aynadaki Kedi

Düşler sonsuz Tanrı da

Hakikati yüreğine göstere göstere
yürü


bir düş

kaburgalarımın arasında
ince bir merdiven kurdu.

çıktım.

gökyüzü omuzlarıma kondu.

birdenbire
gök,
ceplerini ters çevirdi.
içinden
ismi olmayan rüzgârlar düştü.

hoş duruyordum ve meraklı.
bilip de bilmezden geldiklerimle,
görüp de görmezden geldiklerimle
"evet, varım," dedik birbirimize.

Tanyerinin başında kusurlu Kuzey vardı.
Güney, hiç eskimeyen bir ağrıyla dertleşiyordu.

kendi küllerini eleyen yaşlı bir değirmendi güneş.

adımı unutmuş bir kuş,
her kanat çırpışında
başka bir kadın düşürüyordu içimden.

sessizlik,
dilin henüz kemik olmadığı
eski bir ülkede büyüyordu.

ufuk,
yarasını gizleyen
upuzun bir hayvandı.

yaklaştım,
geri çekildi.

yaklaştım,
geri çekildi.

kimsesiz bir kedi
yanım sıra yürüyordu.

"Hey mırnav," dedim,
"nereye gidiyoruz?"

kedi dönüp yüzüme baktı.

gözbebeklerinde
iki küçük gece
usulca birbirine sürtünüyordu.

sonra öyle yavaş konuştu ki,
sesi,
tozun içindeki ışık kadar hafifti:

"Varacağımız yer yok.
Yalnızca,
biz yürüdükçe
bizi düşleyen birinin uykusu derinleşiyor."

yürüdük.

yürüdük.

ayaklarımızın altında
unutulmuş takvimler kıvrılıyordu.

bir ev gördük.

kapısı açıktı.

içeride
yağmurun eski bir gömleği asılıydı.

kedi,
duvarın gölgesini kokladı.

sonra,
hiç yaşamamış birinin adını fısıldadı.

ev,
o adı duyunca
biraz daha eskidi.

tavanından
ince bir mevsim döküldü.

bir sandalye,
ağırlıkları da ağrıları da özlemiyordu.

bir masa.

masa da.

bir kalem.

yazılmamışlar,
yazılmamıştı hâlâ.

duvarlardan
kaybolmuş bir deniz
yürüyerek geçti.

ıslanmadık.

su,
çoktan tuz olmayı öğrenmişti.

özlemim kaçmadan.

pencereden dışarı baktım.

bir serap,
bahçenin kıyısında
susuzluğunu suluyordu.

kedi,
ayaklarıma sürtündü.

sırtını okşadım.

kürkünden
ince bir gece tozu kalktı.

avuçlarım
yıldız kokuyordu.

güneş,
son ışığını indirip
kedinin önüne bıraktı.

kedi,
onu bir taş gibi çevirdi.

içinden
karanlığın beyaz çekirdeği çıktı.

gece,
ayın yüzünü
ince bir bıçakla soydu.

karanlık,
kanamıyordu.

bütün yaralar
kozasına kapanmıştı.

"Şimdi ne olacak?"
dedim kediye.

Sanki kelimeler
çok eski bir kuyudan
kovayla çekiliyormuş gibi gıcırdayarak konuştu.

"Hiç.
"Ben birazdan seni unutacağım.
Sen de beni
bir düş sanacaksın."

yine yürüdük.

yol,
gözkapaklarımızın içinde uzuyordu.

bir elma ağacı gördük.

dibinde
bir şeyler umarak olgunlaşmayı bekledik

meyvelerden birini kopardım.

ısırınca,
annemin şarkı söylediği bir sabah çıktı içinden.

rüzgâr,
saçlarını tarayarak koşturan bir çocuk gibi
bahçede dolaştı.

uzakta,
kendi gölgesini arayan
bir dağ
yavaşça diz çöktü.

sessizlik,
yeniden
dilin henüz kemik olmadığı
o eski ülkeye döndü.

kedi,
gözlerini kapadı.

"Bak," dedi.

baktım.

gökyüzü,
az önce ceplerinden döktüğü
ismi olmayan rüzgârları
tek tek topluyordu.

uzakta,
güneş,
kendi küllerini son kez eliyordu

geriye

yalnızca

ışığın unutkanlığı kaldı.

o an,
aynada bıraktığım kendimi hatırladım.
camın içinde
bir çatlak büyüdü


yüzümün eski sahipleri
sessizce dışarı çıktı.

her biri,
hatıralarımdan kalma
eksik bir gölgeyi
koluna takıp yürüdü.

aynaya döndüm.

camın ardında

usulca kıvrılmış

bir kedi uyuyordu.






Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (14)

5.0

100% (14)

Aynadaki kedi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aynadaki kedi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aynadaki Kedi şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Koray Kzlcan
Koray Kzlcan, @koray-kzlcan
22.7.2026 11:14:22
Bazı şiirler okunur, bazı şiirler çözülür. Bense bu şiirin içinde dolaşmak istiyorum. Her okumada başka bir kapısı açılan, bilinçaltının taş duvarlarına kurulmuş eski bir ev gibi bu şiir ve her odanın kendine has sessizliği,nefesi var.
Sen burda bir düşü değil düş kuran bir bilincin
çıktığı yolculuğu anlatıyorsun.
Nesneleri sembolize ederek onlara nefes olmuşsun.
Kedi,"Ben birazdan seni unutacağım, sen de beni bir düş sanacaksın." derken aslında bütün şiirin kaderini
söylüyor ,hatırlamak ile unutmak arasında kalarak...
Yorulmuş bir kabulleniş sezdim bu şiirinde Nilgün.
Eskiden acıyla kavga eden biri değil de acıyla aynı masaya oturmuş ve onun sesini dinleyen biri gibisin.
Şiirdeki en etkileyici taraf zaman algısı.
Geçmiş,şimdi,ve düş aynı cümlede yaşıyor.
"Annemin şarkı söylediği bir sabah"ın bir elmanın içinden çıkması ya da "yağmurun eski bir gömleği"nin bir evde asılı durması bu yüzden bir rahatsızlık vermiyor okurken.
Bir de imge doğurganlığı var bu şiirde bir hayli fazla.
Gök ceplerini ters çeviriyor, oradan isimsiz rüzgârlar düşüyor; o rüzgârlar unutkanlığa, unutkanlık aynaya, ayna kimliğin parçalanmasına kadar uzanıyor. Yani bir birini doğuruyor kelimeler.
Final bu güne kadar okuduğum şiirlerindeki en sessiz ama en güçlü kapanış.
Aynadaki çatlağın ardından "yüzümün eski sahipleri"nin dışarı çıkması, insanın geçmişini önüne koyması ve ardından aynanın içinde yeniden uyuyan kediyi görüyoruz. Yol arkadaşının aslında dışarıda değil, insanın kendi zihninde olduğuna şahit oluyoruz.
Ve şiir başladığı yere dönüyor ama aynı kişi olarak dönmüyor. Biz de dönemiyoruz.Kalıyoruz o aynanın içinde....

Nilgün Şairim;
O aynadan kendi yaralarını seyrettiğin çok iyi biliyorum.Acıyı anlatmak yerine onunla yaşamayı öğrendiğini de.Kurduğun sessizlik diliyle hepimizin unuttuğu düşleri uyandırıyorsun hem de kendi düşünde...Bu yüzden sevgili Doğan Güneş yazmış olduğum bir şiire benim için" Başucu şairimsin" demişti.Şimdi de ben sana diyorum.""Her daim başucu şairimsin"

Saygımla.


























Koray Kzlcan tarafından 22.7.2026 11:20:16 zamanında düzenlenmiştir.
-Şiir Perisi
-Şiir Perisi, @-siirperisi
22.7.2026 14:34:33
5 puan verdi
Günün şiiri seçilmesi sürpriz olmaz, tebrikler
Etkili Yorum
Davidoff
Davidoff, @davidoff
22.7.2026 14:02:42
5 puan verdi
Nilgün zaten iyi bir Şair ama mesele bu Şiirin kimliği!

Şiir: ''Camın arkasında usulca uyuyan bir kedi sanıyor kendisini''

. . . .

Uyumadan önce ''Bak'' Dedi.
Baktım.
. . . .

Ayna!
Gökyüzü!
Sessizlik!

Tam hava kararmak üzereydi ki; ninni gibiye benzeyen bir anne sesi geldi kulaklarıma!

-Ben SENİN ŞİİRİNİM. Der gibi bir Şarkı!

. . . .

Uzaklaşmak isterken KEDİ UYANDI.


Gökten ÜÇ ELMA DÜŞECEK/MİŞ BİR GÜN

Ama Ne Zaman Bilmiyorum. Dedi.


Tebriklerimle.




Davi//








Etkili Yorum
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
22.7.2026 13:17:12

''Müsait misin? ''dedim
Kedi önce bana bakıyor.
Sonra hiçbir şey demiyor.

''Kimi şiirlerde konuşmaya en layık olanlar, en uzun süre susanlardır.'' der gibi tekrar bana bakıyor.

Yavaşça yanına oturuyorum.
Başını okşuyorum
''Tüylerinin arasından mevsimler geçmiş sanki.''
"Sen bütün bunları gerçekten yaşadın mı?" diye soruyorum.
Gözlerini yarıya kadar açıyor.
"Sen buna yaşamak mı diyorsun?" der gibi bakıyor.

Haklı.
Yaşanmış hiçbir şey yok aslında.
Her şey hatırlanmış gibi.
Sanki dünya kurulmadan önce biri bu düşü görmüş de, biz yıllar sonra onun tabirini okuyoruz.

Başını yeniden okşuyorum.
"Şair seni neden seçti?" diyorum.
Gülümsüyor galiba.
''Kedilerin gülüşü gözbebeklerinde olur.''
"Beni seçmedi," diyor usulca.
"İnsan, kendine en çok benzeyen sessizliği seçer."
İşte o cümlede duruyorum.

Anlıyoruz ki;
Bir akılla bir sezgi...
Bir bedenle bir ruh...
Bir hatırlayanla bir unutan yan yana yürüyor.

Sen konuşuyorsun.
O biliyor.
Sen soruyorsun.
O bekliyor.
Ve fark ediyor musunuz?
Yol tarif etmiyor hiç. hakikatin adresi olur mu hiç?
Yalnızca birlikte yürünecek kadar uzun bir sessizliği olur.

Kulağının arkasını kaşıyorum.
Mırıldıyor.
O mırıltının içinde değirmen sesi var.
Rüzgâr var.
Annenin elmanın içinden çıkan şarkısı var.
Sanki şiirin bütün imgeleri gelip onun göğsünde uyumuş.

"En çok nereyi sevdin?" diye soruyorum.
Hiç düşünmeden cevap veriyor.

"'Yazılmamışlar, yazılmamıştı hâlâ.'
İnsan," diyor,
"En çok yazamadıklarıdır."

İşte şairin sırrı belki de burada.
''Bu şiir yazılmış dizelerden çok, yazılmamış boşluklarla nefes alıyor.''
Okurken bazı satırlarda neden durup uzaklara baktığımızı şimdi anlıyorum.
Çünkü o boşluklara kendi ömrümüz doluyor.

Sonra aynayı konuşuyoruz.
Diyorum ki:
"Camın içinde uyuyan sen miydin?"
Başını eğiyor.
"Hayır," diyor.
"Camın içinde uyuyan bendim.
Dışarıda dolaşan sendin."

Bir an ürperiyorum.
Çünkü şiir boyunca ben onu okuduğumu sanmışım.
Meğer o beni okuyormuş.
Şair de bunu biliyormuş galiba.
O yüzde en sona saklamış.
Çünkü bazı karşılaşmalar sona bırakılır.

''İnsan, kendini ilk sayfada görecek kadar cesur değildir.''

Ayağa kalkıyorum.
Gitmeden önce son kez başını okşuyorum.
"İyi bak kendine," diyorum.
Gözlerini kapatıyor.
"Merak etme," diyor.
"İnsanlar beni unutur.
Ama içlerinde bıraktığım sessizliği unutamazlar."

Evin kapısından çıkıyorum.
Şiir içeride kalıyor.
Kedi de.
Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin...
Bazen gecenin tam ortasında, hiçbir sebep yokken dönüp arkamı kontrol ediyorum.

Sanki usul usul biri peşimden geliyor.
Bir gölge değil.
Bir hatıra değil.
Başını bir kez okşadığım o kedi.

.....


Biz uzun yolları büyük yolculuk sanıyorduk.
Oysa insan bazen ömrü boyunca yürür de bir adım ilerleyemez.
Bazen de yerinden kıpırdamadan sonsuzluğu geçer.

Sonra düşündüm..
Düşler neden bitmiyor?
Hayal gücü sonsuz olduğu için mi?
Sonsuz olanın gölgesi onlara değdiği için mi?

Bir damla denizi anlatamaz belki ama denizin tuzunu taşır.
İnsan da böyle.
Kalbine düşen her güzel düş, ezelden kopup gelen ince bir hatırlayıştır sanki.
Belki bu yüzden hiçbir çocuk gökyüzüne ilk kez bakıyormuş gibi bakmaz.
Sanki hepimiz, unuttuğumuz bir yurdun hasretiyle doğuyoruz.

İşte o hasretin adı bazen umut oluyor.
Bazen şiir.
Bazen gözyaşı.

Düşler gerçekten sonsuz değildir.
Sonsuz olan düşlerin işaret ettiği Kudrettir.
Her adımda kalbine biraz daha yaklaşan ulvi bir davettir belki

Öyleyse yürü...
''Hakikati yüreğine göstere göstere yürü''
Kimse görmese de yürü.
Kimse alkışlamasa da yürü.


Eyvallah sevgili Nurten şairim.
en içten tebriklerimi
ve iyi dileklerimi sunuyorum.
imbatto
imbatto, @imbatto
22.7.2026 11:29:52
ne aynayım ne de kedi
mistik bir nefesi sırtlanan,
yoldan çıkmadan yola koyulan
flu bir tüldür aksım, aksanım

okuttu, dokuttu...

eyvallah şiir, şair

saygımla
Volkan70
Volkan70, @volkan70
22.7.2026 08:44:37
5 puan verdi
"ekranda bir hayal gibi süzülen resmine bakıp;bakmayı kıskanmak"
Halil ibrahim bodur
Halil ibrahim bodur, @halilibrahimbodur
22.7.2026 08:35:40
5 puan verdi
Kaleminize gönlünüze bereket hocam çok güzel bir eser 👏👏👏
Müjgan Akyüz
Müjgan Akyüz, @mujganakyuz
22.7.2026 06:32:29
5 puan verdi
Hayırlara vesile olsun, bende kedili bir düş gördüğümde iyiye geldiğini öğrenmiştim. Maddi, manevi bazı olumlu gelişmeler oldu.
Senin de isteklerinin gerçekleşmesine sebep olur inşallah.
Etkili Yorum
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
22.7.2026 02:43:32
5 puan verdi
Bu şiir, düş ile hakikatin sınırlarını silen; okurunu imgelerle örülmüş derin bir iç yolculuğa davet eden özgün bir metin. Her bölüm, bilinçaltının başka bir kapısını aralıyor; kedi ise yalnızca bir hayvan değil, hafızanın, yalnızlığın ve insanın kendini arayışının sessiz rehberi hâline geliyor. "Dilin henüz kemik olmadığı eski ülke", "karanlığın beyaz çekirdeği" ve finaldeki "aynada uyuyan kedi" gibi imgeler, şiire hem felsefi hem de masalsı bir atmosfer kazandırmış. Son bölüm ise bütün yolculuğu tek bir aynada birleştirerek okurun zihninde uzun süre kalacak güçlü bir kapanış sunuyor. Yüreğinize sağlık hocam; çağrışım gücü yüksek, katman katman okunmayı hak eden, modern şiirin imkânlarını başarıyla kullanan etkileyici bir eser olmuş.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL