Dünyada sadece iki sınıf insan vardır. doktorlar ve hastalar. rudyard kipling
Nil Gün
Nil Gün
VİP ÜYE

Fısıltı Konçertosu

Yorum

Fısıltı Konçertosu

( 15 kişi )

12

Yorum

31

Beğeni

5,0

Puan

240

Okunma

Fısıltı Konçertosu

Fısıltı Konçertosu



I

sonsuzluk yüzükoyun düşünce içime
sızım inceldiği yerden koptu

masumiyetimin koynunda
güvercin saklamam büyük hataydı

hile yaptım geceyi dinlerken
yüzümün üzülmüş yerleriyle konuşuyor ellerim

rütbeler verdim
kederlerime

her şeyi biliyormuş gibi sustum

şehirleri kuşkularından öptüm
sistemin tuzaklarına doğru
yürürken evler

durdum

ona seslendim

heyy!

göğe tırmanmış ay
ol’mamışlığımdan sıkıldım
belki bir mercan adasında,
istiridyenin içinde,
belki keşfedilmemiş bir mağaranın
derinliklerinde
kesin yaslanmışımdır bir şiire

bekliyorum

sesimi bul

kendime yeniden başlamak istiyorum

---

II

yıpranmıştık ve kadındık
dekoltem son sözü söylemiş gibi susarken hep
hani diyorum ki
göğü dinlemeli
dinlemek yalnızken güzeldir
mesela kuşlar uçuyor
güneşte bir ihtişam
gökyüzünde bir zarafet
paha biçilmez bir özgürlük duygusu
ıslah olmuş insanlık
yalan olmuş banknotların hükümdarlığı
kalbin beyazlığı hiç bozulmamış
kara bir camın arkasında kalmış savaşların piçliği
hüzün sadece aşktan, şarkılardan ve güzel bir şiirden beslenmiş
emek büyük işler başarmış
doğar doğmaz yaşama sevinci üretmiş mesela
çılgınlar gibi kucaklama isteği
herkesi ve her şeyi

şarkıları dağa kaldırmalıyız
gökyüzüne daha yakın olmalı ezgiler
kül ve ateşi anlamalı
mevsimi yağmurdan önce tanımalı
güneşi koklamalı
denizi martılardan çok sevmeliyiz

ve unutmamalıyız
kendimizi her şeye benzetip
hiç olarak ölmeyi

oysa
sirk sürüyor
kendi hâline bırakmalı anaforu
tanrılaştırdıklarımızın çaresizliğiyle kahroluyoruz sonra

bizim çocukluğumuzda aşka ve ekmeğe "duygu" denilirdi
şimdi dünya kocaman çöp kovası

---

III

gözlerimi ilkokul çağında bırakıp
gülümsemeyi öğretmeliyim esmerliğime
kader problemlerini yarıçaplarına ayırmalı
teselli bulamadığım keşkelere "hayret" demeliyim
"hayret, akıl sağlığım hâlâ yerinde"

aykırı denildiğine bakmayın
Nilgün bir hüzün markasıdır
çıbanlar çıkıyor ruhumda
ense kökümde birikiyor homurdanan iç seslerim

tenimde zamanı kaçak kullanan bir elektrik
kalbimde yumru olmuş hissiyat

ama

adaşıma diyorum ki
son nefese kadar yaşam
cennette en güzel olmak için bunca sabır...


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (15)

5.0

100% (15)

Fısıltı konçertosu Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Fısıltı konçertosu şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Fısıltı Konçertosu şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Koray Kzlcan
Koray Kzlcan, @koray-kzlcan
20.7.2026 23:03:02
İnsan bazen iyleşmez,iyleşemez, ama yarasına bakışını değiştirebilir.
Kendi iç dünyana doğru yaptığın yürüyüşle bizleri zihnindeki odalara davet etmişsin. ilk odada karşılaştığım yüzüme tokat gibi inen "Masumiyetimin koynunda güvercin saklamam büyük hataydı" dizesi
saflığın ta kendisi.Dünyaya fazla inanmış olmanın pişmanlığını yaşıyor gibisin."Her şeyi biliyormuş gibi sustum" buradaki her şeyi bilmek bilgeliğin değil, incinmişliğin sessizliği. Çünkü en derin susuşlar çoğu zaman cevabı olanların değil, artık cevap vermekten yorulanların susuşudur...
"Evler sistemin tuzaklarına doğru yürürken" dizesi burada bireyler değil mekanlar iradesini kaybetmiş. Evlerin yürüdüğü bir dünyada insan zaten yerini kaybetmiştir.
"Sesimi bul. Kendime yeniden başlamak istiyorum." (Şiirin kalbi)
yeniden doğmak için sesini arıyorsun.

İkinci odayı adımladığımda düşlediğin dünyanın söylencesine kapılıyorum.Şarkıları dağa kaldırmak
sanatsal bir direniştir.Ve şarkılar gökyüzüne yaklaştıkça insan biraz daha insan olacaktır.
"Bizim çocukluğumuzda aşka ve ekmeğe 'duygu' denilirdi." Kuşak ağıdı sanki bu dize.Dünya neden "kocaman çöp kovası" oldu? Çünkü değerler çöpe atıldı.
Üçüncü odada nihayet seninle karşılaşıyorum.Kendi omuzuna koyduğun elin dikkatimi çekiyor.
Bu kez kimseyi ikna etmeye çalışmıyorsun; ne dünyayı, ne insanları... Sadece kendine yetişmeye çalışan birini görüyorum. "Teselli bulamadığım keşkelere 'hayret' demeliyim." derken acıyı inkâr etmiyor, onunla konuşmanın yeni bir dilini kuruyorsun. Bu, yarayı kapatmak değil; onunla yaşamayı öğrenmek...
"Hayret, akıl sağlığım hâlâ yerinde." cümlesi ise acı bir tebessüm taşıyor. İnsan bazen delirmediğine sevinmez; delirmemiş olmasına şaşırır. Sen de hayatın yükünü omuzlarında taşırken, aklını koruyabilmiş olmayı küçük bir mucize gibi fısıldıyorsun.
Fakat bu odadan umutsuz çıkmıyoruz. Kendine seslenişin, aslında hepimize yöneltilmiş bir çağrıya dönüşüyor: "Son nefese kadar yaşam..."
İşte bu cümleyle büyük bir meydan okuma yapıyorsun
Bütün kırgınlıklara, bütün eksilmişliklere rağmen hayata sırtını dönmüyorsun. Sabrı pasif bir bekleyiş değil, yaşamaya devam etmenin en sessiz cesareti olarak tarif ediyorsun.
Budur belki de seni Nilgün yapan...

Nilgün gerçekten bir hüzün markasıdır....

saygımla.













imbatto
imbatto, @imbatto
21.7.2026 13:01:23
neo klasizmin ikonik öncüsü Max Richter'i fona taşımak şiirin ruhuna çok yakışmış öncelikle ve her okuyucuya tavsiyemdir, şiiri okumadan önce mutlaka seçilen fon müzikte ya da resimde şairin ruhunu aramak.. bu ruhu yakalayınca şiiri okumak hatta dokumak çok daha rahat ve keyifli oluyor..

sızısının inceldiği yerden fısıldayarak, incitmeden kopuyor şiir kendi olan kendi emanetine, kaybolduğu zannettiği aidiyetine..

"nerede kalmıştık yerine", "merhaba, ben kendim ya sen" demeyi tercih ediyor kendi olmayı beceremeyen kendine..

geriye yaslanmak yerine "yarını güne sararak kundaklamayı bilmeliyim" demekten de geri kalmıyor çünkü geri onu ileriye taşıyamıyor..

varoluşsal sancıları, yalnızlığı ve yabancılaşmayı adaşının ruhuyla pekiştiren iyi şiirdi ve şair finalde sabır diliyor önce kendine sonra yine kendine...


saygılarımla...

Etkili Yorum
Tüya
Tüya, @tuya
20.7.2026 23:45:40
Kalbi küt küt atan bir şiir bu.
Gören gözleri var, elleriyle çöpe dönen dünyayı tüm gücüyle koruma çabasında. Kemirgen sıçanlar, zehirli yılanlar, çıyanlar dolansa da ayaklarına; hep "çıbanlar çıkıyor" olsa da yaralı ruhunda pes etmemesi gerektiğini iyi biliyor kalbi...
Bu nedenle hala ayakta
Göğün pak yüzünü görebiliyor
Yıldızlar yerli yerinde ve ezgiler söylüyor
Gece evrilecek mutlaka
Umut var, umut var hala...

Çok güzelsin, zaten hep güzelsin, sevgili NilGün. :)

Sevgilerimi bıraktım kalemin engin ve kreatif direncine.


Etkili Yorum
Davidoff
Davidoff, @davidoff
20.7.2026 21:56:18
5 puan verdi

Merhaba Nilgün.
Upuzuuuuun zaman oldu bu güzel şiirlerini okumayalı.


Sessiz ama ruhu bağıran şiirlerini. . .

Neye benzettim biliyor musun bu şiirini?
Koca bir okyanusun ortasındaki kayıp adanın kayalarının arasında sıkışıp kalmış: İstiridyenin içindeki,

'' FISILDAYAMAYAN İNCİ TANESİNE!''


Kocaman Tebriklerimle.



Davi//


ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
20.7.2026 21:55:34
5 puan verdi
Merhaba
Güzel şiir
Biz de okuduk ve kutladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzel şiirlerde buluşmak dileğiyle
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıkla kal, hoşça kal
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
20.7.2026 20:43:40
5 puan verdi
Mükemmeldi efendim
alkışladım gittim
yürek var olsun...
s.eyyubi
s.eyyubi, @mustafaalagoz
20.7.2026 20:41:27
5 puan verdi
rütbeler verdim
kederlerime
Tebrik ediyorum
kundakçıoğlu
kundakçıoğlu, @kundakcioglu
20.7.2026 20:11:56
5 puan verdi
Çok fena...

Yazacak ve yorumlayacak bir şey bulamadım...

Tebrik ederim

Saygı ve selam ile.
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
20.7.2026 19:56:37
5 puan verdi
Şiir, bireysel kırılganlıktan toplumsal eleştiriye uzanan güçlü bir iç yolculuk sunuyor. Yoğun imgeler, özgün metaforlar ve lirik diliyle okuru düşünmeye davet ediyor. Özellikle "sesimi bul, kendime yeniden başlamak istiyorum" dizesi şiirin ruhunu taşıyan etkileyici bir çağrı niteliğinde. Son bölüm ise umudu, direnci ve yaşam arzusunu hüzünle dengeliyor. Etkileyici ve katmanlı bir eser. Tebrikler hocam..
-Tesbih-
-Tesbih-, @eternal2
20.7.2026 19:56:25


Uçmak geliyor içimden, kanatlarımla.

Yırtılmış masalın sayfaları arasından cımbızla çekiyoruz yazgıyı.

Ve ayağa kalkıyoruz.

Güzel gönlüne sağlık.
Sevgilerle.

Jir gnsk
Jir gnsk, @jir-gnsk
20.7.2026 19:08:52
5 puan verdi
Çığlık atıyor şiir ve yeryüzündeki bütün kadınlar uyanıyor. İyi ki...
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
20.7.2026 19:05:23
5 puan verdi
Bu dizeler, içsel bir hesaplaşmanın, varoluşsal bir sızının ve dünyanın hoyratlığına karşı duran naif bir direncin yankısı gibi.

Şiiriniz, hem bireysel bir "kendine dönme" arayışını hem de toplumsal çürümeye karşı bir reddiyeyi aynı potada eritiyor.
​Paylaştığınız bu üç bölümlü metin üzerine bazı izlenimlerimi sizinle paylaşmak isterim:

​ Bu dize, acının bir noktadan sonra artık taşınamaz hale gelip kabuk değiştirmesini, kopuşu ve beraberinde gelen o tuhaf, keskin hafifliği çok güçlü ifade ediyor.

Bu ifade, şehre ve insanlığa olan mesafeli ama şefkatli bakışı, o melankolik ironiyi çok güzel özetliyor.

Nilgün Marmara’ya yapılan bu atıf, şiirin ontolojik zeminini belirginleştiriyor. O "hüzün markası" ifadesi, hüznü bir dekor değil, bir kimlik ve bir duruş olarak tanımlamanıza olanak sağlamış.

​Şiirinizdeki en etkileyici gerilim, "ol'mamışlıktan" duyulan sıkıntı ile "kendine yeniden başlama" arzusu arasında gidip geliyor.
​İlk bölümdeki "durma" ve "seslenme" hali, bir tür ruhsal çapalanma isteği.

​İkinci bölüm, "ıslah olmuş insanlık" hayaliyle, mevcut "dünyanın kocaman çöp kovası" haline gelmesi arasındaki o keskin kontrastı veriyor. Buradaki toplumsal eleştiri, kişisel olanla çok iyi harmanlanmış.

​Üçüncü bölüm, bir tür kabulleniş ve aynı zamanda isyan. "Hayret" kelimesinin bir sığınak olarak seçilmesi, akıl sağlığını korumaya çalışan bir şairin en estetik savunma mekanizması olmuş.

​Metniniz, bir "yıkım" ile "inşa" arasında gidip gelen bir ritme sahip. Özellikle şu dizeleriniz, modern insanın yalnızlığını ve dünyayla olan uyumsuzluğunu çok sade ama sarsıcı bir dille ortaya koyuyor:
​"Ve unutmamalıyız
kendimizi her şeye benzetip
hiç olarak ölmeyi"
​Bu dizeler, aslında şiirinizin gizli manifestosu gibi; her şeye dönüşebilen ama özünde kendine sadık kalmaya çalışan, "hiç"liğin hafifliğinde bir varoluş arayışı
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL