3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
İçe akar o yaşlar, döküldüğü yere değil
Ruhun en derin, en kuytu yerini ıslatır
Bu dumanlı yalnızlık, bu efkarlı eğiliş
Sürgünün sınırını kalbime kanıtlatır.
Ardına bakma madem, gideceksen durma hiç
Aklın da kalmasın buraların tozunda
Adımı dahi unut, her anı söküp geç
Bir gözlerimi bırak... Ya da unut en sonunda.
Dünyanın en sessiz, en sağır çığlığı bu
Dışarı çıkamaz, çarpar yorgun duvarlara
Kimseler duymaz içteki o yangını, o yası
Mahkûmdur bu yürek kendi kuytularına.
Ben bavuluna yokluğumu iliştirdim gizce
Kopar da düşerim belki bir an aklına
Sıkı sıkı bağladım pamuk ipliğiyle,
Yolcu etmek yakışır bu sevdanın şanına
Sen de bir iyilik yap artık, bırak bu şehri
Öyle böyle değil, hani arkana bakmadan..
Tüm sessiz çığlıkları içime gömüp de git
Şöyle git... Git ki, can kalmasın candan
Gözlerini de unuttum dediğin o menzilde
Bir sızı kalır geriye, pamuk ipliğinden sızan
İçe akan gözyaşı durulmaz hiçbir selde
Kişi kendi çaresizliğidir gecelerce yazan.
Duvarlara çarpan o çığlık ki artık dilsiz
Başkalarının duymadığı yerde başlar mahkûmiyet
Sen bavulunu alıp giderken öyle sessiz
Bu dumanlı yalnızlığa kesilir nihayet.
Yolcu etmeyi iyi bilen bir yüreğin vedasıdır bu
Kopmasın diye sıkıca bağlanan yokluğun resmi
Gittiğin yerlerde bir yabancı gibi duru
Unut gitsin içimde yankılanan o eski ismi
Şöyle git demiştin ya, yankısı kaldı odada
Ne akıl kaldı buralarda, ne de ardına bakan bir gölge
Şimdi o en sessiz çığlığın tam ortasında
Ruhun en derin kuytusu, artık en sürgün bölge.
Öyle gitmek yetmedi mi, hani arkana bakmadan
Bavulundaki yokluğum ağır gelmedi mi yoluna
Bak, yine gece oldu, yine bir sızı çıkmada
Dokunuyor bu sessiz yangın kalbimin soluna.
Pamuk ipliği bu, koptu kopacak derken
Meğer bağladığım sen değil, kendi sabrımmış
İnsan kendi içine ağlamayı öğrenirke
Anlıyor ki o kuytu, meğer tek sığınağıymış.
Şimdi duymayan kulaklara haykırmak beyhude
Çığlık içeride yankılandıkça büyüyor mahkûmiyet
Sen belki çoktan vardın o yabancı sahile
Bana kalan sadece bu dumanlı teslimiyet.
Adımı da unuttuysan, gözlerimi de sildiysen
Bu son mısralar da gidişinin tuzu olsun
Mademki "şöyle" gittin, dönmeyi de bilmezsen
Ruhumun bu derin sürgünü ebediyen son olsun.
Mademki bitti yol, sitem dökülsün taşa
Pamuk ipliği koptu, yokluğum düştü yere
Gözlerin de silindi, her şey döndü en başa
O sessiz çığlık gömüldü içimdeki mahşere.
Şöyle gittin ve bitti, ardında duman kaldı
Ruhun en kuytu yeri şimdi nemli bir mezar
Kendi içine ağlayan o çocuk yalnız kaldı
Senden kalan son sızı bu iki dörtlükte sızar
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.