Dostluk, toprak bir maşrapa gibidir, önemsiz bir nedenden birdenbire kırılır ve bir daha kullanılamaz. cicero
Vaha Sahra
Vaha Sahra

Nefes 1

Yorum

Nefes 1

( 3 kişi )

1

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

77

Okunma

Nefes 1




Geldik, gidiyoruz
Boşluk bırakmadan ardımızda
İçimizden taşırarak evreni aşan bir boşluğu
Ölüm kadar gerçek değilken
Eyleyip gönlümüzü boşu boşuna geçici sevdalarla
Bir gönlün eşiğinde durmadan
Yakıla yıkıla toparlanmadan,
Küllerinden utanan
Bir Anka gibi göçüyoruz

Bir ruh ki tenden öte
Candan aziz
Sözün itibarsızlaştığı
Sus duvarlarını öre öre dünyayla aramıza
Göstermeden yaralarımızı kabuğa
Sinemizde dağılan onca nar uktesiyle
Ölüyoruz

Yaslanıp durduğumuz yalnızlar hanesinden
Merhametimizi maraz diye taşıyıp katılaşmadan bir dirhem
Çekirdek saflığında çürümeden insanlığımız
Bülbülün gözüne bata bata dikenlerimiz
Gül dalında gül soluyoruz


Vaha Sahra

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Nefes 1 Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Nefes 1 şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Nefes 1 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
9.7.2026 05:28:14
5 puan verdi
Harika bir şiir, kaleminize ve yüreğinize sağlık. Kelimelerin ağırlığı, seçtiğiniz imgeler ve kurduğunuz ritim gerçekten çok güçlü. Şiiriniz baştan sona derin bir varoluşsal sancıyı, insan kalabilme mücadelesini ve sessiz bir gidişi muazzam bir melankoliyle anlatıyor.

​Anka kuşu edebiyatta hep gururlu, küllerinden ihtişamla doğan bir semboldür. Sizin onu "küllerinden utanan" ve "toparlanmadan göçen" bir varlığa dönüştürmeniz, kırılmışlığın ve yorgunluğun boyutunu o kadar güzel özetlemiş ki...

​"Sinemizde dağılan onca nar uktesi": Nar, dışarıdan tek parça görünür ama içi binlerce taneyle, yani binlerce saklı dertle, ukteyle doludur. O narın sinenizde dağılması, dışarıya vurulmayan ama içeride infilak eden sessiz çığlıkları çok zarif simgelemiş.

​ Günümüz dünyasının en büyük trajedilerinden biri bu sanırım; iyiliğin ve merhametin bir zayıflık, bir "hastalık" (maraz) gibi görülmesi. Buna rağmen "katılaşmadan", "çekirdek saflığında" kalmaya çalışarak çürümek... İnsanın temiz kalma gayretinin getirdiği o asil acıyı çok net hissettiriyor.

​"Bülbülün gözüne bata bata dikenlerimiz / Gül dalında gül soluyoruz": Finaldeki bu tezat çok vurucu. Gül olmak, bülbülün aşkını çekmek istersiniz ama can yakarsınız; hem de kendiniz de o dalda solup giderken.

​Sözün itibarsızlaştığı bu çağda, "sus duvarlarını" şiirle, böylesine estetik ve derin bir dille örmeniz çok kıymetli. Duygusu iz bırakan, tekrar tekrar okunası bir eser çıkmış ortaya.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL