3
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
105
Okunma

Dediler:
"NATO’ya nota ver!"
Gülümsedim...
Kavalın sesini
Topa duyurmaya benzer bu.
Demirin vicdanı olsaydı,
Dünya çoktan susmuş olurdu.
Nota...
Kâğıda yazılır.
Tarih ise
Milletlerin alın çizgisine.
Kâğıt yanar.
Arşiv kapanır.
Fakat çocukların hafızası
Yüzyıl geçse de küllenmez.
Masaların dili başkadır.
Meydanların başka.
Masada "barış" yazan kalem,
Haritada cetvelle sınır çizer.
Sonra cetveli kaldırır,
Kan izini
Yağmurdan bilir.
Ne tuhaf...
Silah üreten,
Barış ödülü dağıtır.
Yangını çıkaran,
İtfaiyeci üniforması giyer.
Borcu veren,
Bağımsızlık dersi anlatır.
Zinciri döven,
Özgürlük nutku çeker.
Ve alkış...
En çok da
Kelepçeyi bilezik sananlardan yükselir.
Dediler:
"Nota ver!"
Peki...
Kim kime?
Rüzgâr,
Savurduğu yaprağa mı nota verir?
Gölge,
Kendi sahibini mi sorgular?
Yoksa kukla,
İpi tutan ele mi hesap sorar?
Söz büyüdükçe
Sessizlik küçülüyor.
Mikrofon çoğaldıkça
Hakikat kısılıyor.
Ekranlar renkleniyor.
Vicdanlar siyah-beyaz kalıyor.
Bir cümle milyonlara ulaşıyor.
Bir gerçek,
Bir mezarın içinde bekliyor.
Çağ değişmiş...
Eskiden ordular işgal ederdi.
Şimdi zihinler.
Eskiden kale yıkılırdı.
Şimdi insanın muhakemesi.
Eskiden zincir demirdendi.
Şimdi alkıştan.
En sağlam pranga,
İnsanın kendi gönüllü teslimiyetidir.
Haritalar değişiyor.
Fakat değişmeyen bir el,
Her asırda
Aynı cetveli kullanıyor.
Sadece mürekkebi değişiyor.
Birinde din.
Birinde ideoloji.
Birinde güvenlik.
Birinde demokrasi.
Birinde terör.
İsimler değişiyor.
Usul değişmiyor.
Ve biz...
Her perde açıldığında
Yeni bir oyun seyrediyoruz sanıyoruz.
Oysa dekor değişiyor yalnız.
Senaryo,
Eski bir kasanın içinde
Toz tutmuş hâliyle duruyor.
Dediler:
"NATO’ya nota ver."
Ben ise
Önce aynaya baktım.
Çünkü aynasına bakamayan millet,
Ufka ne kadar bağırsa da
Sesini
Kendi yankısından öteye ulaştıramaz.
Sonra gökyüzüne baktım.
Bulutlar...
Ne NATO tanıyor,
Ne doğuyu,
Ne batıyı.
Yağmur,
Kimliğe göre yağmıyor.
Toprak,
Pasaporta göre ürün vermiyor.
Ölüm,
İttifak seçmiyor.
Hakikat de...
Taraf tutmuyor.
Belki de
Asıl nota
Devletlere değil;
Vicdanını
Menfaatine kiraya veren insanadır.
Çünkü...
Vicdan sustuğu gün,
Top ses çıkarmaz.
Hakikat sustuğu gün,
Savaş çoktan kazanılmıştır.
Ve tarih...
En acı cümlesini
Sessizce yazar:
"Onlar düşmanlarını yenemediler.
Kendilerini ikna ettiler."
İşte bu yüzden...
Verilecek en ağır nota,
Dışarıya değil;
İçeride ölmeye başlayan
Adalete,
Ahlâka,
İz’ana,
Ve hakikati duymaktan korkan
Kulaklaradır...
Erol Kekeç/03.07.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.