2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
230
Okunma

Ey gönül, söyle bana; nedir bu zamanın hâli?
Suretler secde eder de, susar hakikatin dili.
Minberlerde Hak anılır, meydanlarda başka hesap;
Dilde iman gül açarken, elde büyür bin hicap.
İnanç, yalnız söz müdür ki dilden dökülüp gitsin?
Vicdan ile doğrulmayan secde kime erişsin?
Bir yanda matem yükselir, göğe varır âh sesi;
Bir yanda tebessüm gezer saltanatın nefesi.
Toprak henüz sıcakken de gözyaşı kurumamış,
İnsan nasıl alkış tutar, vicdan hiç yorulmamış?
Ben hüküm vermem kimseye; hüküm sahibim değil.
Lâkin susmak da bazen en ağır vebaldir, bil.
Çünkü tarih, susanları konuşanlar kadar yazar;
Sessizlik de nice defa en yüksek nidâ doğurur.
Hakikat, kılıç değildir baş eğdirsin insana;
Hakikat, vicdan ateşi; düşerse yanar yana.
Makam dediğin gölgedir, güneş çekilince biter;
Adaletten ayrılanın saltanatı da tükenir.
Ey nefsim! Evvel seni tart, sonra dön bak cihana.
Kendi yükün ağır iken taş mı atarsın zamana?
Zira en büyük mahkeme kurulmaz saray içinde;
Bir tek vicdan, bin kürsüden daha ağırdır özünde.
Ne övgü kurtarır seni, ne alkışın sıcaklığı;
Hakikatin huzurunda söner dünyanın varlığı.
İman, dilde taşınacak bir süslü kelâm değildir;
İman, mazlumun gözyaşı kurumadan gülmemektir.
Adalet, seçerek değil herkese aynı bakmaktır;
İnanç, menfaat önünde eğilmeyip ayakta durmaktır.
Ey insan!
Kendi sözünü tartmadan başkasına hükmetme.
Dün alkışladığın yolu yarın inkâr etme.
Çünkü zaman, en büyük hâkimdir.
Ne mühür tanır,
ne unvan bilir,
ne de alkıştan etkilenir.
O, yalnız iz bırakana bakar.
Ve gün gelir...
Saraylar sessizleşir.
Meydanlar boşalır.
Bayraklar yine dalgalanır.
Fakat geriye bir tek soru kalır:
Söylediğin ile yaşadığın aynı mıydı?
İşte bütün ömrün,
o tek sualin cevabıdır.
Çünkü Allah, kelimelerin çokluğuna değil;
Kalbin doğruluğuna bakar.
Ve milletler de yalnız ordularıyla değil;
Vicdanlarını kaybetmedikleri müddetçe
büyük kalırlar...
Erol Kekeç/05.07.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.