0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
101
Okunma
Gözlerin yükseklerdeydi senin, zirvenin o ışıltılı, soğuk basamaklarında,
Bense bir geçmiş masalıydım, belki de bir yük o deli başarı yolunda.
Kendini yazdın dünyaya, adını devasa duvarlara kazıdın mağrurca,
Ardında bıraktığın yıkıntıya dönüp bakmadın bile, o kibirli gururca.
Ben mantık sanmıştım oysa bu gidişi, kalbimi susturan o ağır kararı,
Bilmiyordum içimde biriken nefretin aslında aşktan kalma bir sızı olduğunu.
Sen kendi dünyanda büyürken, ben hırsla biledim kırılan onurumu,
Gözümü karartıp geldim kapına; bozmak için o kusursuz, o bencil oyununu.
"Seni kendime bağlayacağım" dedim, o aşılmaz sandığın tahtından indireceğim,
Beni hiçe sayan o mağrur kalbine, bu kez ben hükmedeceğim.
Bir intikam yeminiydi attığım her adım, seni kendinde vurmaktı amacım,
Ama ne zaman baksam o gözlerine, yine kendimle çelişir oldu acım.
Sen plazaların o soğuk, o ulaşılamaz, sadece kendini gören kraliçesi,
Bense o eski sokakların, sana hem kızgın hem hayran sevdalı delisi.
Bir savaş bu; bir yanda senin o bencil gururun, bir yanda benim dinmeyen ahım,
Yine de ne garip, seni yıkmak için geldiğim yerde, yine sen oluyorsun sabahım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.