1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
116
Okunma
Ah Ulan Coşkun
Ah ulan Coşkun, uzun zamandır göremiyorum seni,
Neredesin olum?
Ne yaptığını ne ettiğini de bilmiyorum.
Böylemi yapar seven sevene,
İnsan arayıp ta sormaz mı arkadaşını?
Aklın havalarda bu günlerde, haberin olsun!
Yoksa makam sahibi olunca senin de mi yürüyüşün değişti?
Gerçi deseler de inanmam ama insanlık hali olum.
Para pul, makam, şan şöhret çabuk değiştirir diyorlar adamı.
Umarım öyle değilsindir…
Yoksa bir daha arayıp sormam seni.
Beni soracak olursan eğer boş yere düşünme, ben hep aynı ben…
En son gördüğün gibiyim.
Sadece arada bir yüreğim sıkışıp ruhum daralıyor.
Öyle bir hal geliyor ki bazen, kalbimin döşünü parçalayıp dışarı fırlayacağını sanıyorum.
Neden? diye sorma:
Sen ve sen gibi dostlardan haber alamayınca oluyor dediklerim.
Yoksa ne hastayım nede şikâyetçiyim hayattan.
Hayırdır olum?
Son günlerde bi tevür olmuşsun.
Öldü mü yoksa yaşıyor mu diye merak bile etmiyorsun.
Hadi beni boş ver,
Yüreğimizin en derininde yeri olan arkadaşımızı da epeydir ihmal etmişsin.
Geçen gün gördüm, Eflatun sokak on altı numarada.
Tam seni soracakken, “Sağ olasın Halis Gakgo…”
“Kaç zamandır bir şey geçmedi kursağımdan.
İyice kapandı iştahım.
Artık bira yerine çay, sigara içiyorum.
Yorgun ve halsizim.
Beni de unuttu, sormuyor o puşt!
Gördüğün gibi kaç gündür tıraş bile olmadım.
Saç sakal birbirine karışmış.
Üstümü bile değiştirmiyorum.
Aynı kıyafetlerle yatıp kalkıyorum.
Ama şunu bil ki; her köşe başında Azrail’le kesişse de yolum,
Büyük yeminim var…
Buğulu gözlerinden bir kez daha öpmeden ölmeyeceğim onun” dedi.
Ah ulan Coşkun…
Yapılır mıydı lan bu bize?
Ne çabuk unuttun seni sevenleri,
Makam sahibi olup, eline de iki buçuk milyar para verilince;
Mornik bağlarından çaldığımız o üzümlü ve cambaz Musto, rametlik Rıfat Emmi bir de Hırhız Mamud’un tarlasından hırsızladığımız lahanalar…
Soframıza meze olsun diye hısladığımız o payamlar ile rakı içtiğimiz keriz çeşmesinin göze başılı günlerini…
Ne çabuk lan?
Allahtan ki belediyede memur oldun olum…
Allah muhafaza, milletvekili falan olsaydın sana bu satırları bile yazamazdım.
Bak olum bak…
Sana bir dost tavsiyesi vereceğim ama okursan tutasın.
Tüm hikâyeler bir gün elbet bitecek.
Tıpkı senin gönlümüzden bittiğin gibi...
Ancak unutma ki; Kaypak yaşantıların iğrenç nefesini soluyanların sonu hep hüsranla biter.
Merhametle uzandığın eldir seni adam eden…
Adamlık değildir parayı görünce dibine kadar vurduğun şişelerin ve sevdiklerinden uzaklaşmak.
Bilirsin, kendim için bir şey istememem kimseden.
Arada Rüstem’e uğra, hal hatırını sorup sigara ile birasını al be olum!
Hatırlarsan bir keresinde şöyle demişti:
‘‘Boşuna törpüleyip durma kısacık ömrünü.
Nasıl olsa bir köşede yığılıp kalacaksın.
Üç beş gün anılacak, sonra sahipsiz mezar olacaksın.
Ben bu âlemin adamı değilim Gakgo’m…
Varsın doğmasın bana mehtap olmasın sana yaz.
Namerde boynumu bükmem Hâkim Bey
Bunu da sicilime böylece yaz…’’
Unutma, yarından tezi yok, bana gelmesen de koş dostuma,
Ölmeden görsün seni…
"Gözlerinden öpüyorum. Kal sağlıcakla."
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.