1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
32
Okunma
Dumanlı havayı kurt sevsin,
Hırto ne yapıyor Ankara?
Varsın savursun harman makinası gibi Mırto.
Gecekonducular ne âlemde…
Kulaksız Nazmi ne yapıyor?
Sen bana onu söyle…
Onu Ankara!
Birileri çekerken bu ülkede suçsuz günahsız yere cefa,
Zırto’nun umurunda olmuyor vatan…
Demir kapı,
Taş duvar,
Kör pencere,
Ve sıralı dağlar,
Siz söyleyin, yerin ve göğün Hakkı için.
Artık dayanamıyoruz, haberi olsun.
Zulmün ana kenti olmuş, ana kenti Ankara...
Görürsen selam söyle dayıma, Kulaksıza da.
Uyansın derin uykudan, fazla güvenmeden varına…
Kâr etmez, vallahi kâr etmez, faydası da olmaz ona;
Derimizin altında olan ölüm anı geldiğinde, haksız yoldan elde ettiği yeşil köprüsü.
Utanmasın…
Arada bir çıksın toplum içine.
Geldiği yere, gece devriyesi atan jandarmalara yalvardığı günlere,
Boynundaki bitlerle dolaşmak zorunda kaldığı zamanlara baksın Ankara...
Biliyorum, yetmez onu anlatmaya ne mürekkep ne de defterimdeki sayfalar.
Çünkü yeri geldiğinde pamuk kalpli oluyor namussuz!
Bilmeyen de, haram sudan atladığını görmeyip adam sanıyor…
Yıkılası çarkı devran, yine kanattın yaramı.
Bir yanda demiri işletip hacet eden var, öte yanda da toz edip savuran!
Görüyoruz ama soramıyoruz, kurdun kuşun hakkını…
Umudum da yok yarından.
Olmasın istiyorum, olmasın ülkemde, olmasın sevgi yoz!
Herkes eşit şartlarsa yaşasın.
Ne olsun ayaklar baş ne de gücensin Ankara!
Şimdi gidiyorum, hava aydınlanmak üzere…
Sigaram yok, Rüzgârda çok asi!
Can benim düş benim, dönerim dönerim uykum gelmez.
Sana iyi geceler.
Okurken üzülmesin, yazdıklarım ona az bile…
Allah’a emanet olasın, ben kaçar Ankara!
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.