1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
115
Okunma
Yorgundu şair…
Buna rağmen aldı kalemini eline.
Hayat arkadaşı yanı başındaydı.
Nereden başlayayım diye düşünürken,
Ufak ufak çalan müziğe kulak verdi.
Hani Karun’un malı…
Ölümü düşünsene diyordu Tahir Aba!
Olmasın bey merdiveninde gözün,
Senden bey olmaz paşam, ölümü hatırlasana…
Evleri Zehra’ya karşı,
Rengini güneşten almış.
Kokusu gül menekşeden olan bile öldü,
Sen ölümsüz müsün?
Ölümü hatırlasana…
Bu sözleri duyunca duraksadı.
Gözleri doldu,
Rengi soldu.
Hanımı sordu:
“Ne oldu bey?”
“Ne olsun hanım…
Mızrap tele dedi ki:
‘Seni titreten tüm ezgileri çıkartan benim.’
Tel de mızrapa dedi ki:
‘Ehil ele geçersen seninle ezgim hoştur,
Naehle geçersen ne çalarsan çal boştur!’”
Ben duymadım dedi kadın.
“Sen kuşları aç bırakma,
Çiçekleri de koparmasın kimse.
Ancak o zaman gökyüzü mavi kokar.
Bozkırda gecelemeden esen rüzgâr ne diyor,
Anlamazsın cancağızım.
Yanık bir türkünün nağmelerinde okuyucu ne diyor bilmek istiyorsan eğer, önce kendini bulacak,
Sonra da ne sararan yüzümü sor,
Ne de gönlümün sol yarısını.
Ayva sarıdır bu mevsimde,
Nar Kırmızı!
Günün hüznü çöktü yine,
İçsen bir türlü, içmesen bir türlü…
Hasretin düştü yüreğime,
Gelsen bir türlü, gelmesen bir türlü…
Diye şiir yazacaksın ki bilesin canımın içi…”
Ruhunu çoraklaştıran dışarıda su arar,
Ruhu besleyen ise her daim vahada olur.
Çünkü o, kaynağın içinde olduğunu bilir.
Kadın başını eğdi.
Adam gözlerinden öptü.
İkisinin de ruhu titremişti.
Şair baktı ki kadın hüzünlü, gülümsemeye başladı:
“Kara kaşlarını ok edip bağrıma batırma,
Gözlerimde ferim solmuş, haberin var mı?
Özlemek için Nazım,
Mavi için Edip…
Rakı için Can Yücel,
Sevmek için Cemal Süreya,
Sevda için Ahmet Arif.
Dinle ve oku bunları…
Takılmadan mehtab’a, kül rengi güvercinler uçur geceye…
Gülmek, hayatın zorluklarına başkaldırıdır.
Gel başkaldıralım.”
Kendini Kaf Dağı sanan sığırlara deyip,
Ses verdiler dinledikleri plağa:
“Ey hamamcı hamamına güzellerden kimler gelir kimler gider…
Ne bileyim Adil Efendi, günde bin güzel gelir bin güzel gider…”
Etrafında halaylıklar, ortada sultan gelir diyordu şair!
Güneşe saygıdandır çiçeğin boyun eğmesi.
Bütün aşklardan da yücedir insanın insanı sevmesi, demiş Mahsuni! Kendini akıl zanneden bizi sersem zanneder.
Biz kitaplara, şiirlere, türkülere, doğaya, insana sevdalıyız.
Çaya, kahveye ve gençlerimizin geleceğine âşığız!
Bu ülke, bu ülkede insanca yaşamaya çalışan herkesindir.
İşkenceye, zulme, harama, yalana ve talana karşı duran herkese selam olsun. Kalsın herkes sağlıcakla, bir kişi hariç!
O kim? İnsanları yalanlarına alet edip kendine köle etmeye çalışandır. Zındık!
“Yıkılsın kalesi eli kanlı zalimin…
Yıkılsın da toprağına bahar gelsin ülkemin.”
Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.