0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma

Yüksek utanç duyuyorum
Kaldırımlarda hunharca çiğnenen çiçeklerden
Burnundan soluyan yecüc ve mecücler yamacımızı kirletmiş
Boğazlanan İsmail’in koçu değil artık her gece
Sert rüzgarlar fırtına doğurur sinsice
Kaplumbağaları terbiye edemedik henüz
Öfkemiz değnek ucunda dinleniyor kendince
Sırtlanların dilini çözemedik çağdaş ilimlerle
Kabil’in röntgeni çekilseydi
Kim bilir burnumuz kanamazdı güneşi görünce
Parçalayıp ayı göğün ortasında Galileo’nun nefesiyle
Ağıtlar tüttürdük uzatırken ayaklarımızı
Timsah gözyaşlarımızı saklamadık hiç zifiri karanlıklarda
Çiçekleri kopardılar hisseleri arttı İstanbul Borsasının
Yağmur yağdı çok
Açtılar şişelerin kapağını
Cinnetin kapıları açıldı namussuzlara
Kadınların ağardı saçları tandırlarda
Sütleri döküldü hizbelere
Tetikler çekildi namlular yandı
Can sularını eski tarihli gazetelerler emdi
Adları okundu bültenlerde
Adları unutuldu hazlar ülkesinde
Saksılarda seviliyor şimdi çiçekler
Cam fanuslarda uluorta
Öyle ki dar alanda kısa paslaşma
Kırmayın boyunlarını güzelim menekşelerin
Bitsin bu anlamsız barbarca hesaplaşma...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.