0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
56
Okunma

Duygularımı ateşe verip öylece gittin
Bu kentin ayazını yedim aralıksız
Mevsimlerden sarı sıcak aylardan temmuzdu
Bütün yüzler yabancıydı aklım bana yabancı
Sokaklar küsmüştü yön tabelalarına
Yollar ümüğünden düğümlenmişti
Ağaçların merhameti kalmamıştı soluk benizlilere
Gölgeleri sönük kolları derme çatma içe dönüktü
Yağan kül değildiyse geceme
Cumbalı evlerden yükselen toz bulutu şarkılardı
Kurşuni akşamlar bıraktın ardında
Derin sızılardan taç yaptın kabına sığmayan ruhuma
Engereğin zehrinde boğdun zarif hislerimi
Topal kaldım peşin sıra koşmaktan
Yürüdüm cesedimle şehrimin burçlarına
Yağan kar değildiyse geceme
Zemheriyle dost umudunu yitirmiş gözlerindi
İğneyle işledin alnımıza çekilmez bu hasreti
Adını koyamadığın hülyaların kuyruğuna takılıp gittin
Bin bir hünerinle döktün içimize közleri
Dizelerin yaktın ucunu toprağa verdin nazenin sözleri
Şimdi bir yol var ayaklarımı susturan
Kıyısı yalnızlığa sıfır uçurumları çetin
Mihneti yedirir aklını kimsesizlerin
Yağan taş değildiyse geceme
Hislerini dinamitlediğin o bomboş kalbindi...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.