11
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma
Bir yağmurun sızısında tanıdım seni İnceden akan bir yaş gibi düştün gönlüme
Sözlerin sırat köprüsüydü, dar ve çetin
Adım attıkça yaralandım, bittim bin kere
Sen cilalı taşlarda sahte bir hayat sürerken,
Ben her gece Azrail’in nefesiyle yarıştım
Sen sıcak uykulara dalıp huzuru derlerken
Ben mahkeme duvarlarında soğukla barıştım
Kaderim mi bu? Silah verdiler kalem yerine
Nefret ektiler, sevgiyi çok gördüler bu garibe
Gayrimeşru yolların tozunda kayboldum ama
Seni sevdim be güzelim, hem de delice
Gelinliğin beyazdı, kefenim gibi bembeyaz
Sana vuslat düştü, bana kara bir ayaz.
Senin elinde kına, benimkinde pranga
Artık ne baharım kalır benim, ne de bir yaz
Nüfusunda "evli" yazar, benimkinde "ölü"
Bu dünyanın bitmezmiş ne derdi ne yalan sözü
Kırık masamda bir şarap, bir de resmin karşıda
Ağlarsa bir serseri ağlar, duyulmaz bir nebze sesi
Dedim ya güzelim; biz sevdik mi can veririz
Aşk yolunda baş koyar, sessizce gideriz
Sana mutluluklar kalsın o yalan dünyada
Biz bu sevdanın hesabını mahşerde veririz
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.