5
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
Kimi kendi duvarının ardında saklı,
Kimi kalabalıkta yalnız bir hayalet.
Yüzler yalan söylemede ustalaşmış,
Gerçek olan, derinlerde gizli bir emanet.
Sokaklar kaynıyor sahte tebessümlerle,
Kimse dokunmuyor ruhun en saf yerine.
Herkes bir rolü ezberlemiş kusursuzca,
Korkuyorlar kendi gölgelerinden bile.
Kimi neşeli maskesini takar sabahnen,
İçi kan ağlasa da güler yabancılara.
Kimi güçlü görünür yıkılsa da temeli,
Yalnızlık hapsolmuş kalın duvarlara.
Yüzler kirlenmesin gerçeğin rüzgarından
Karton levhalar asılmış boşluklara.
Cesaret, unutulmuş eski bir masal gibi
Tozlu raflarda kalmış, karışmış yalanlara
Ayna karşısında unutmuş insan özünü,
Hangi parça kendisinin, hangisi ödünç?
Öyle çok giyilmiş ki bu sahte zırhlar,
İçindeki cevher, derinlerde artık sönük.
Bir gün düşerse o yüzdeki örtüler,
Korkarım kimse tanıyamayacak kendini.
Çünkü herkes başkası olmakla meşgul,
Unutmuş insan, kendi kalbinin rengini.
Aynalar bıkmıştır artık bu oyundan,
Tanıdık bir sima arar köşe bucak.
Herkes kaçıyor kendi öz gerçeğinden,
Sanki bir gün o maske sonsuzlukta kalacak.
Ruhlar ten kafesinde birer tutsak şimdi,
Anahtar çoktan atılmış dipsiz kuyulara.
Kimse cesaret edip de sormuyor kendi kendine:
"Ben kimim?" diye, karışıp yabancı duyulara.
Bir pazar yeri gibi insan kalabalığı,
Herkes tezgahında en parlak yalanı satar.
Hakiki bir bakış bulmak imkansız artık,
Derinlerde bir yerde yalnız bir çocuk ağlar
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.