2
Yorum
4
Beğeni
4,7
Puan
40
Okunma

Gün ufka inerken Sivas gar’ında
Ardından öylece baktım ağladım
Otobüs perondan çıktığı anda
Derinden bir eyvah çektim ağladım
Bir halden bin acı doldu içime
Gözündeki yaşlar gitti gücüme
Vururum döşüme gelmez biçime
Duvarın dibine çöktüm ağladım
Meçhule şahlandı ayrılık atı
Karardı bir anda gök denen çatı
Sigara denilen düşman illeti
Peş peşe kaç kere yaktım ağladım
El açtım Mevla’ya dilendim aman
Başa gelmeyince bilinmez yaman
Yolumu bürüdü hoyrat bir duman
Yüzümü önüme yıktım ağladım
Önüne geçip de dur diyemedim
Elini yüzüme sür diyemedim
Al beni de götür yar diyemedim
Dilimi dişimi sıktım ağladım
Bu nasıl vedaydı bu nasıl işti
Dudağım kitlendi takatim düştü
Haziranda sanki her taraf kıştı
Bagrımdan baharı söktüm ağladım
Aşkınla hasreti yenersin diye
Bir durak ötede inersin diye
Umut bu ya belki dönersin diye
Ardından bir tas su döktüm ağladım
Rüzgarla savrulan küllere döndüm
Yaprağı sararmış güllere döndüm
Damla damla doldum sellere döndüm
Kızıl nehre doğru aktım ağladım
Belki sen tamamdın Bilal’dı eksik
Bazen dağlar, bazen engeldir eşik
Onlarca yıl geçse kanar bu kesik
Çaresiz boynumu büktüm ağladım... Bilal KARAMAN
5.0
67% (2)
4.0
33% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.