1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Bitiremedin kalbime açtığım savaşı,
Ne sığınacak bir göğüs bıraktın ne merhem; dinmiyor sızısı.
Yalınayak bir umudun, çaresizlikle o amansız kavgası bu;
Gözlerin avuçlarında hayat vaat ederken,
Sözlerin; ilmekle boyun arası...
Anlamadın kutsal sevginin dilini, çözemedim o kör manayı,
İçimdeki kelebekler intihar süsüyle sana uçarken;
Bağrımda amansız bir sancı, göğsümde iki ayrı cehennem...
Ruhum "sev beni" diye göğe haykırırken, yere çakılan bir can misali,
Uçmak ile düşmek arası...
Öldürdüğü fâninin başında hıçkıran Azrail gibisin,
Lütfunun kahrına bürünmüş, o tezatlar halisin.
Biliyor musun,
Yerimde olsan sen bile seni sevmezsin
Gölgen arkasını dönüp bana "gel" derken,
Bedenin; gitmekle kalmak arası...
Zamanı durdurdun o karanlık gecede, her şeyi susturdun,
Ben sende bahar beklerken, beni soğuk bir kışta unuttun.
Yavaş yavaş çekilirken içimden sana ait ne varsa,
Şimdi bu darmadağın yorgun ömrüm;
Büyük bir göçle, sonsuz bir sürgün arası...
Kuruldu nihayet odamın tavanına o gaddar can pazarı,
Ha koptu ha kopacakk şah damarımın son bağı.
Ben sende asırlık bir bahar açmayı beklerken,
Şimdi bu darmadağın enkazla içim;
Sana sarılmakla feryat arası...
Dokunsan parça pinçik olacak o dilsiz sol yanım,
Öyle bir yangın ki bıraktığın; ne tamım ne yarım.
Gözlerin hâlâ sığınılacak tek mabet gibi dururken,
Beni öyle bir arafta, öyle bir kıyımda bıraktın ki sevgili;
Varlığın cehennem, yokluğun ölüm arası...
Sana ne sitemim var artık, ne de affedecek tek bir günüm;
Hem dualarımdasın, hem ahımda...
Hak etmedin bu sevgiyi biliyorum, ama yokluğun fıtratımı hiçe sayan zülüm
Kendi kuyumda beslediğim o en tatlı zehirsin sen;
Şifa ile tükenmek arası...
Dokunduğun her yeri kurutan, bastığın toprağa can veren bir sızı...
Seni söküp atmak; kendi tenimi yüzmek,
Göğsümde saklamak; koynumda hançerle uyumak.
Yüzüne baksam kıyamet, arkamı dönsem ömür kuruyacak...
Şimdi içimdeki o son nefes;
Adını sayıklamakla, senden nefret etmek arası...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.