0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
93
Okunma
Her kadının içinde küçük bir kız vardır.
Ona küçücük bir söz verirsin, aslında o sözü yetişkin kadına değil, içinde yıllardır bekleyen o küçük kıza vermiş olursun.
O da kendisine öğretildiği gibi davranır; güçlü görünür, olgun görünür, susar, idare eder.
Sonra sen kızarsın ona. Anlam veremezsin bazı kırgınlıklarına.
Bilmezsin ki o, senin bir gün ağzından çıkan o sözü, her gece içinde tekrar eder.
Kimse görmesin diye bir köşede saklar mutluluğunu.
Çünkü bazı kadınlar, koskoca dünyadan alamadığı sevgiyi, bir cümlenin içinde büyütür.
Sonra bir gün bir kızın olur.
Saçlarını tararken, uykusunda üzerine örtü örterken, gözlerinin içindeki o masum güveni görürsün.
İşte o zaman anlamaya başlarsın.
Bir sözün ne kadar büyük olduğunu, bir kalbin ne kadar kolay incinebileceğini.
"Daha dün küçücüktü," dersin.
Oysa bir zamanlar, sana da küçük bir kız güvenmişti.
Sana bir ömürlük yer açmıştı kalbinde.
Onu sana veren kadın, bir zamanlar bir babanın kızıydı.
Sen, kendini büyüklük sanırken, onun içindeki çocuğu yalnız bırakmıştın.
Adına olgunlaşmak dedikleri yerde, sen onun hayallerini dağıtmıştın.
Şimdi kızının gözlerine bakınca anlarsın:
İnsan en çok, koruyamadığı masumiyetlerin vicdanında büyür.
Bazı kadınlar, yaşları kaç olursa olsun, içlerinde hâlâ bir gün tutulmasını bekleyen küçük bir sözle yaşarlar.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.