1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
28
Okunma
Azizim söylesene,
o kadar çok roman okudun,
mutlu sonla bitende de mutsuzluk yok muydu?
Hani hülyalarda gezerken hep
bir kötü el dokunmadı mı
o güzel kalplere?
Komik olan ne biliyor musun,
ben hiç iyi bir adam olmadım.
Bazen işte öyle,
kaleme düşüyor yüreğimiz,
satırlara sığdırmaya çalışıyoruz
olmayacak duamızı.
Yazıyoruz işte,
hayalde kalan sevdayı.
Çünkü bazı insanlar
yaşanmaz bizde,
kala kalır.
Ne kadar seversek sevelim,
bir ömrün kapısından içeri giremezler.
Bir eşikte kalırlar;
ne giderler,
ne gelirler.
Sonra geceleri oturup
onları değil,
onlarla kuramadığımız hayatı özleriz.
Bir ev düşünürüz mesela,
hiç kurulmamış.
Bir kahkaha duyarız,
hiç atılmamış.
Bir el tutarız düşlerimizde,
hiç uzanmamış.
İnsan bazen bir kişiyi değil Azizim,
onunla olabileceği kadını kaybeder.
Ben en çok ona yas tuttum.
Çünkü sevda dediğin şey
birini sevmekten çok,
onun yanında kim olduğunu sevmektir bazen.
Bazı hoşçakal vardır,
arkasından ağlayamazsın .
Orda mezar yoktur,
ölü yoktur,
veda yoktur.
Sadece yavaş yavaş kararan bir ihtimal vardır.
İnsan bir ihtimalin yasını nasıl tutsun?
Ben yıllardır
gerçekleşmeyen bir geleceğin
cenazesinde bekliyorum.
Ömüş sayamıyorum onu,
ben her gün
biraz daha toprağa veriyorum içimde.
Sorarsan hâlâ seviyor muyum?
Hayır...
Sevmek bundan daha canlı bir şeydir.
Ben artık sadece
bir zamanlar kalbimin inandığı mucizeyi
taşıyorum omuzlarımda.
Yoruldum Azizim...
İnsan bazen kavuşamamaktan değil,
bir gün bir gün diye beklediği mevsimlerden yoruluyor.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.