3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Sorma bana,
sensizliğin sırtında geceleri
nasıl taşıdığımı.
Sorma.
İsimsiz sabahların omzunda,
çözülmeye yüz tutmuş bir pasın izinde,
bölük pörçük renklere tutunarak
nasıl durulduğumu.
Sorma...
Her gün biraz daha eksilen sesimi,
hangi sessizliklerde sakladığımı.
Hangi aynalarda yüzümü unuttuğumu,
hangi sokaklarda gölgeme yetişemediğimi.
Bilmezsin.
Bazı ayrılıklar gitmek değildir;
insanın içinde yavaşça yer değiştiren bir mevsimdir.
Ve bazı yokluklar,
adını koyamadığın bir sızı gibi
gece boyunca aynı yerde kalır.
Ben,
bir zamanlar seninle aydınlanan o iç bahçede,
şimdi kırık dalların altında oturuyorum.
Ne seni çağırıyorum,
ne de dönüşünü bekliyorum.
Sadece,
bir zamanlar var olduğuna inandığım ışığın
karanlıkta bıraktığı izi seyrediyorum.
Ve bu yüzden...
Sorma bana,
sensizliğin sırtında geceleri
nasıl taşıdığımı.
Çünkü bazı yüklerin hikâyesi anlatılmaz;
yalnızca ömür boyu taşınır.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.