1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
52
Okunma
Bir geceydi.
Şehrin bütün sesleri yavaş yavaş çekilmiş, sokak lambalarının solgun ışıkları kaldırımlara uzun gölgeler bırakmıştı.
Pencerenin önünde oturuyordum.
Elimde yarım kalmış bir çay, içimde ise sana dair tamamlanmamış onca cümle vardı.
Düşündüm...
Kaç devrik cümle biriktirmiştim içimde sana dair, bilmiyordun.
Her şey zamanında söylenebilseydi belki başka olurdu.
Belki bazı vedalar yaşanmaz, bazı yollar bu kadar uzamazdı.
Ama insan en çok söyleyemedikleriyle yaşlanıyormuş. Bunu senden sonra öğrendim.
Yokluğunu yorgan yaptım yıllarca. Buz tutmuş tenime örttüm. Kışlar geçti, baharlar geldi; fakat içimdeki mevsim değişmedi. Gamınla hemhâl oldum.
Hicranını bir misafir gibi değil, ev sahibi gibi ağırladım gönlümde.
Sen bunu hiç bilmedin.
Bir gün unuturum sandım.
Zamanın her yarayı sardığına dair söylenen sözlere inandım.
Fakat zaman yalnızca kabuk bağlıyormuş; bazı yaraların derininde hâlâ ilk günkü sızı yaşamaya devam ediyormuş.
Geceleri adını anmadım belki ama sessizliğini dinledim. Bir insanın yokluğu da konuşurmuş meğer.
Hem de bazen kendisinden daha çok...
O sessizlikte sana ait ne varsa birer birer hatırladım.
Bir bakışını, yarım kalan bir cümleni, gülüşünün ardından bıraktığı o ince sıcaklığı...
Sonra dönüp odanın karanlığına baktım. Her şey yerli yerindeydi ama hiçbir şey eskisi gibi değildi.
Yıllar geçti.
Şehir değişti, insanlar değişti, aynadaki yüzüm bile değişti.
Fakat içimde sana ayrılan yer, eski bir konak gibi kaldı.
Biraz virane, biraz mahzun, biraz da zamana direnmiş...
Bazen kendi kendime soruyorum:
İnsan neden bazı hikâyeleri bitiremez?
Sonra cevabı yine senden kalan hatıraların arasında buluyorum.
Çünkü bazı insanlar hayatımıza misafir olmaz; içimizde bir iklim olur.
Gitseler de mevsimleri kalır.
Sen gittin.
Ama ardından bıraktığın firkat, yıllarca pencere önlerinde bekleyen bir gölge gibi benimle kaldı. Ben seni unutmaya çalışmadım aslında. Unutmanın mümkün olmadığını çok erken anladım. Sadece sensiz yaşamayı öğrenmeye çalıştım.
Ve şimdi, gecenin bu sessiz vaktinde anlıyorum ki...
Bazı sevdalar vuslat için yazılmaz.
Bazıları yalnızca insanın içine yerleşip onu başka birine dönüştürmek için gelir.
Sen gittin.
Ben kaldım.
Ve aramızda söylenememiş onca cümlenin ağırlığı...
Hâlâ duruyor. Çünkü bazı hikâyeler biter, fakat bazıları insanın içinde yaşamaya devam eder. Seninki, işte öyle bir hikâyeydi.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.