4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
3528
Okunma
Sevebilmeli insan…
Gerektiğinde hırçın dalgaların arasından
sürükleyip çıkarmalı hayatına
bir çiçeği,
bir nefesi,
bir avuç gökyüzünü…
Tüm evrene sahip olamayacağını bile bile
içindeki güzelliği paylaşabilmeli,
karşılık beklemeden verebilmeli.
Akmalı hayatın içine;
ne alacağını hesaplayarak,
ne kaybedeceğini düşünerek değil…
Belki gelir,
belki bir gün değişir diye
umudunu eksiltmeden bakmalı yaşama.
Bazen dili dönmese de
anlatamadığı duyguların peşinden gitmeli insan.
Bulamadığı döngülerde
kendini tüketmemeli.
Geçen zamanı harcamamalı.
Çünkü bazı saatler
geri dönmez bir daha.
Sebepsiz soruların içinde
kaybolup da
elindeki güzellikleri tüketmemeli.
Bilmeli insan;
sevgiyle verilen sevginin
bir gün mutlaka
bir yerden geri döneceğini…
Doktorlar çare bulamasa bile
yürekteki yangınları
sevmenin elleri söndürebilir bazen.
İlaç olmalı sevmek.
Önce hayatı sevmeli insan.
Sonra sokağın köşesinde oynayan,
gözlerinde kocaman bir dünya taşıyan
o çocuğun hayallerini…
Bir çocuğun umudunu,
yaşlı bir insanın sessizliğini,
bir kuşun kanadındaki özgürlüğü,
sabahın ilk ışığını
ve akşamın yorgunluğunu bile
sevebilmeli gerektiğinde.
Sokağı aydınlatan lambalar gibi
karanlığın içinde bir yerleri
aydınlatmalı insan.
Hayata sıkı tutunmalı…
Gerektiğinde susmalı,
ama suskunluğunu
sevgisizlik sanmamalı.
Bir o kadar da
sevgiyi bulmak için çırpınmalı.
Çünkü insan,
sevmeyi de
sevilmeyi de bilmeli.
Sevecen olmalı…
Hayata dönüp baktığında
yalnızca aldıklarını değil,
verdiklerini de görmeli.
Kimlerin yüreğine dokunduğunu,
hangi yaraya merhem olduğunu,
hangi karanlıkta
bir ışık bıraktığını
unutmamalı.
Gülebilmeli insan.
Hem de bütün kırılmışlıklarına rağmen…
Ve bilmeli;
hayat yalnızca
kendimize aldıklarımızdan ibaret değil.
Bazen verdiğimiz bir tebessüm,
söylediğimiz bir güzel söz,
uzattığımız bir el
biz farkında olmadan
bir başkasının hayatını değiştirebilir.
Çünkü hayat;
beklenen umutlarla,
yaşanmayı bekleyen arzularla
ve sevmeyi bilen yüreklerle güzel.
Sevmesini bilenlere ne mutlu…
Siz yine de
sevgiyle kalın,
umutla bakın hayata.
Çünkü bazen insan
aradığını bulamaz sanırken,
hayat onu sessizce
aradığı yere götürür.
Ve bir gün…
Hiç beklemediği bir anda
umut, kapısını çalar.
Sevgi,
yüreğine dokunur.
İşte o zaman anlarsın:
Bazı umutlar gecikir,
ama gerçek sevgi
yolunu mutlaka bulur.
Yeter ki
sevmekten vazgeçme.
Yeter ki
yüreğini hayata kapatma.
Çünkü insanın dünyaya bırakabileceği
en güzel iz,
sevgiyle yaşanmış bir ömürdür.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.