0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
19
Okunma
GECEYİ DÖVEN KADIN
Bana upuzun bir yol verin şimdi,
İçinde ne gidenin ayak izi olsun,
ne kalanın gölgesi.
Cebimde bir avuç kırık ayna,
Baktıkça yüzüme vuran o eski ben değilim artık.
Ben,
o aynaları tek yumrukta tuz buz eden kadınım.
Kaldırın masalardan o hüzünlü bardakları,
Gözyaşıyla ıslanmış sitemleri çekin önümden.
Ben acıdan beslenen o çaresiz kuş değilim,
Kanatlarım yangın görmüş olabilir,
Ama gökyüzü hâlâ benim.!
Sustukça büyüyen o devasa şehir,
Şimdi ayaklarımın altında bir karınca yuvası.
Saçlarımı rüzgara teslim ettim,
Aklımı da o çıkmaz sokaklarda bıraktım.
Kimseler bilmez,
kimseler anlamaz.
Ben kendimi uçurumundan aşağıya sarkıtıp,
Aşağıdaki karanlığa
"Geldin mi.?"
diye meydan okuyanım.
Hangi kitap yazmış benim mağlubiyetimi.?
Hangi kanun kesmiş benim cezamı.?
Geceyi sabaha bağlayan o ince çizgide duruyorum şimdi.
Elimde ne bir intikam hırsı, ne de geçmişin sızısı var.!
Sadece derin bir nefes,
Ve arkama bile bakmadan yürüyen o çıplak ayaklarım.
Şimdi herkes kendi sığ sularında boğulsun,
Ben okyanusları kurutmaya gidiyorum.
Gözlerimde ne bir damla yaş,
Dilimde ne bir yarım kalmış kelime...
Ben yeniden doğmadım,
Ben zaten hiç ölmemiştim.
Sadece fırtınanın dinmesini bekliyordum.
Ve o fırtına...
Bugün benim kalemimin ucundan başladı.!
Emel Abokan
02/06/2026
04/25
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.