1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
29
Okunma
KRİZANTEM ŞAFAĞI
Yalnızlığımın içinden çıkıp geldiler,
Krizantem çiçeği gibi
Yana yana düştüler şafağına senimin.
Ben yorgunum gülüm,
Kekre zamanların fahişe aşklarına.
Bir o kadar da sende ölüyorum şimdi..!
Gece,
göğsüme basılmış kızgın bir mühür gibi ağır…
Avuçlarımda yırtık bir karanlık,
Dudaklarımda ucuz sevdaların geride bıraktığı o zifiri tat.
Kaç teğet geçtiyse ömür;
Hepsinde biraz daha eksildim,
Hepsinde biraz daha koptum köklerimden.
Oysa ben,
Krizantemlerin soğukta açan direncini taşımıştım sana.
Yandım;
külüm bile utanmadı düştüğü topraktan.
Şimdi hangi kuytuya sığınsa bu ruhum,
Her virajda senin uçurumun,
Her sokakta senin o acıtan şafağın…
Bırak,
dökülsün sahte baharların üzerimizdeki tozu.
Ben ki en koyu, yalnızlıklardan süzülüp geldim;
Şimdi sende ölmenin,
Sende diri diri gömülmenin tam vaktidir!
Emel Abokan
26/07 /2026
03:00
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.