0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma

BÖLÜK PÖRÇÜK DÜŞLER
Bir çöl serabı gibi vuruyor yüzüme suretin,
Uzanıyor ellerim usta...
Uzanıyor da bir türlü dokunamıyorum.
Her gece yatağımda bölük pörçük düşler,
Toplayıp da bir araya getiremiyorum...
Yüreğim kan sızdırsa da her adımda,
İnadına,
üzerine basa basa yürüyorum bu yolların.
İçimde amansız bir yangın, dilimde zehir zemberek bir sitemle...
Ne geriye dönebiliyorum usta,
Ne de bir adım ileri gidebiliyorum.
Adı gurbet bu illetin...
Tadı gurbet,
hasreti gurbet,
özlemi gurbet.!
Bastığım toprak bile yabancı duruyor ayaklarıma,
Dönüp dolaşıp,
yine o yarım kalmış düşlerin koynuna sığınıyorum.
Söylesene usta;
Hangi mahkemede kalemi kırıldı bu sevdanın.?
Hangi gurbet gecesinde infaz edildi benim gençliğim.?
Ben her gece karanlıkta kendi celladımla yüzleşirken,
Sen yabancı kollarda serap olsan ne yazar,
kıyamet kopsan ne yazar.!
Sırtımda ihanetinin o çiğ izi,
Dilimde öfkenin zehri dururken daha...
Yıkılmadım be usta,
bak.!
Yıkılmadım,
ayaktayım.!
Sadece biraz hüzne boyandı odamın duvarları,
o kadar...
Şimdi yangın yeri bu yürek; ister kül et,
ister savur. !
Küllerinden doğan bir ankayım ben artık,
Senin fırtınan anca benim tozumu savurur.!
Umut kokan yarınlarımı satmadım ben o hain gecelere,
Sığdıramadım,
sığmadı bu feryat hecelere...
Şimdi ben küllerimden doğup aydınlığa yürürken usta;
Adı gurbet olanı,
adı sen olanı...
Gömdüm bittiği o en son geceye.!
Emel Abokan
02/06/2026
03:30
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.