0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
42
Okunma
Biraz da sen ağla sevgili,
Benim geceler boyu ağladığım kadar.
Ay, karanlığın alnına düşerken sessizce,
Sen de say gözyaşlarını sabaha kadar.
Biraz da sen üşü hasret rüzgârlarında,
Benim üşüdüğüm yalnızlıklar gibi.
Adımı duyunca sızlasın yüreğin,
Kuruyan bir gül dalında kalan son bahar gibi.
Ey gönlüm, biraz da sen ağla,
Hep ben mi taşıyayım bu ayrılığı?
Gecenin koynunda kırık bir yıldız misali,
Hep ben mi özleyeyim giden sevgiliyi?
Adını rüzgâra yazdım, dağlar aldı götürdü,
Denizler sustu, martılar bile kederliydi.
Sen gidince umutlarımın ayaklarına pranga vurdum,
Gönlümün kafesine adını kazıdım gizlice.
Biraz da sen ağla ey kader,
Gör şu kalbin çatlayan yerlerini.
Bir sevdanın ardından savrulan küllerde,
Ara kaybolan düşlerimin izlerini.
Belki o zaman anlarsın sevgili,
Sevmenin yalnız kavuşmak olmadığını.
Bir insanın, sevdiği gidince,
İçinde koca bir ömrü taşıdığını.
Çünkü ben ağlamaktan değil,
Sensizliğe alışmaktan korktum.
Sen ardına bile bakmadan giderken,
Ben hatıraların gölgesinde kayboldum.
Şimdi gökyüzü eksik bir mavilik,
Şimdi baharlar yarım, çiçekler mahzun.
Ve ben, sonbahara dönmüş bir yürekle,
Adını içimde taşıyorum uzun uzun.
Biraz da sen ağla sevgili,
Biraz da sen yan bu ayrılığın ateşinde.
Ben nasıl feleğin çemberinden geçtiysem,
Sen de bir gün beni ara kendi sessizliğinde.
O vakit anlarsın;
Bazı aşklar kavuşmak için değil,
Bir ömür boyu kalpte sızlamak için varmış.
Ve bazı gidişler,
Gidenin değil,
Kalanın kaderiymiş...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.