0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
Büyük harflerle başlıyor her hikaye,
Işıklı tabelalar gibi parıl parıl "Seni seviyorum"lar...
Ama artık duruyorum sadece o eşikte,
Gözlerinin içine bakıp soruyorum sadece:
Pardon, kaç günlüğüne acaba?
Vadesi dolmuş sütler gibi
Rafta unutulmaya mahkum edilmiş sevdalar.
Kimse kalıcı bir yuva aramıyor artık,
Herkes bir durak peşinde.
Söylesene, senin durağın hangisi?
Yada kaç gün sürecek bu misafirlik?
Sözlerin arkasına saklanan o gizli takvimi biliyorum.
Kafanda çoktan kurmuşsun bitiş çizgisini.
Bu yüzden artık heyecanlandırmıyor beni o süslü cümleler.
Sadece merak ettiğimden soruyorum ,
Bu defaki seni seviyorum’un süresi ne kadar?
Pazarlık usulü aşklar çağındayız,
Her duygunun bir etiketi var, bir de ömrü.
Bana kalpten bahsetme ne olur,
Bana zamandan aşk’tan bahset.
Çünkü biliyorum, senin sevgin de süreli bir abonelik sadece.
Aşkı bir mevsimlik kıyafet gibi giyenler,
Havalar soğuyunca ilk onlar terk ediyor şehri.
Ben artık o soğukta çıplak kalmak istemiyorum.
Bu yüzden sormak hakkım diye düşünüyorum :
Bu bahar ne zaman bitecek senin takviminde?
Yalanlarınızı o kadar güzel paketliyorsunuz ki,
İnsan inanmak istiyor bazen istemsizce.
Ama ben artık o eski ben değilim;
Gözüm hep saatte, hep o görünmez vadede.
Söyle, bu defa kaç günlük bir senaryo yazdın bana?
Çekin o süslü kelimelerinizi üstümden,
Ben artık yalanlarınıza zırh kuşanmış biriyim.
Bu kez ben kapatıyorum perdeyi, ve ben açıyorum tüm söndürdüğün ışıkları;
Gidişinin provasını şimdiden yap diye,
Sana ömrünce unutamayacağın o tek soruyu hediye ediyorum:
"Seni seviyorum" diyorsun ya hani...
Pardon, kaç günlüğüne acaba?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.