0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
12
Okunma
Öyle bir güldün ki, mevsimler bile yerini şaşırdı bende,
Kışın ortasında ruhuma baharları nakşettin.
Bakışın kalbimdeki en eski mührü aşındırdı,
Beni kendi varlığımdan alıp sana hapsettin.
Gülüşün bir ayet gibi düşerken kurumuş gönlüme,
Lisanım tutulur, adından başka da kelâm bilmem.
Senelerin hasretini sığdırdın şu kısacık ömrüme,
Artık senden gayrı ne bir durak, ne de başka yol bilmem.
Yüzündeki papatya gülüşüne bakmak bile ayrı bir huzur ,
Sanki her mimiğin bir şiirin o en can alıcı satırı gibi,
Seninle soluklanmak, en ağır yaralara bile merhem olur,
Sende saklı kalmış aşkın o kadim, o dilsiz hatırı.
Papatyalar utanır, solar senin o eşsiz beyazında,
Sen güldükçe kainat sustu, seni dinledi hayretle.
Yandım, kül oldum bu sevdanın o kor sıcağında,
Gel de mühürle ruhumu o mahşerî, sonsuz papatya gülüşünle.
Varlığın kıyametimdir, yokluğun ise en derin mezarım,
Sana çıkan her yolda benliğimi bir kenara bıraktım.
Kaderim artık senin iki dudağının arasında yazar,
Ben o papatya gülüşünde ölmek için dünyayı gülüşüne bıraktım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.