0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
9
Okunma
Gök yarıldı sanki o gece, bulutlar kan rengine büründü,
Toprak utandı ağırlığından, bir aslan düştü yere,
Öyle bir sessizlik çöktü ki, kuşlar bile uçmayı unuttu;
Arş-ı Âlâ’da melekler bile, saf tuttu sana şehidim,
Ananın duası düştü önce, o soğumuş pak alnına,
Feryadı fırtına oldu ağıtların, sığmadı koca dünya yanına.
"Vatan sağ olsun" derken titreyen o mübarek dudakların;
Bizede bir ömür acı’nı gömdü canımıza;
Bakışların asılı kaldı, bir yetimin yarınında,
Yokluğun sönmez bir ateştir, bu milletin bağrında.
Sen toprağa değil, yüreklere kazıldın Şehidim;
Her damla yaş bir yemindir, Vallahi şahadet pınarında.
Kefenin bayrak olmuş, yıldızlar nöbet tutar başında,
Adın yazılıdır artık, her bir sabır taşında.
Senin sustuğun yerde, kainat gelir dile;
Hakk’ın rızası gizli, o mübarek naaşında.
Yedi kat gök açılmış, beklerken o asil nefesi,
Kesildi cihanın neşesi, duruldu deryaların sesi.
Bir damla kanın ki; bin asra bedeldir,
İner o an mübarek alnına, meleklerin o güzel busesi.
Mürekkep yetmez ki yazmaya şanını,
Tarih haykıracak dökülen her damla o kutsal kanını.
Ölüm dediğin nedir ki senin katında?
Sen, Hakk’ın yoluna verdin o mübarek canını.
Hakkını helal et bize şehidim; Sıcak yatağımızda rahat uyuyalım diye düştün kara toprağa.
Biz dünyalık telaşlarda kaybolurken bu fani hayatta;
Sen, annenin evladının kokusunu bile almadan son kez;
Cenneti vatan kılıp, Peygamberimizi komşu seçtin, yarım kalan hayallerini cennetle mühürledin ruhun şad olsun.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.