4
Yorum
13
Beğeni
4,9
Puan
110
Okunma
Dünya olmuş kötülerin dünyası…
İyilik, bir köşeye sinmiş, sesi kısılmış, nefesi yarım.
Vicdan dediğin şey, artık kimsenin cebine sığmıyor,
çünkü herkes cebini doldurmanın derdinde.
İnsanlar gözlerinin içine baka baka yalan söylüyor,
En acısı… kimse utanmıyor.
Bir zamanlar kalpler vardı,
şimdi herkes taş taşıyor göğsünde.
İyiler hep kaybediyor bu düzende,
çünkü kirlenmeyi bilmiyorlar.
Kötüler kazanıyor,
çünkü kaybetmekten değil, insan olmaktan vazgeçmişler.
Bir bakıyorsun;
en çok seven en çok yaralanmış,
en çok güvenen en çok aldatılmış.
Ve sonra diyorlar ki: “Neden kimse eskisi gibi değil?”
Nasıl olsun?
Bu dünya temiz kalpleri barındırmıyor artık…
ya kırıyor, ya susturuyor,
ya da kendine benzetmeye çalışıyor.
Ama bil…
Her şeye rağmen kirlenmeyen bir kalp,
bu dünyanın en büyük direnişidir.
Sonra insan susmayı öğreniyor…
çünkü anlatacak çok şeyi olup da
anlayacak kimse bulamamak,
en ağır yenilgilerden biri.
Geceler uzuyor…
karanlık sadece gökyüzünde değil artık,
insanın içi de geceye dönüyor.
Bir umut yakıyorsun içinde,
gelip üflüyorlar… söndürüyorlar.
Kimse kimseye dokunmuyor gerçekten,
herkes bir diğerinin yarasına basıp geçiyor.
Merhamet, eski bir masal gibi anlatılıyor artık,
ama kimse yaşamıyor o masalı.
En kötüsü ne biliyor musun?
İnsan, alışıyor…
kırılmaya, susmaya, yalnızlığa alışıyor.
Alıştıkça biraz daha eksiliyor kendinden.
Bir gün aynaya bakıyorsun…
tanıyamıyorsun o yüzü.
Çünkü o yüz, çok beklemiş, çok affetmiş,
çok görmezden gelmiş…
ama en sonunda kendini kaybetmiş.
Dünya kötülerin dünyası olmuş ya…
iyi kalmaya çalışanlar,
her gün biraz daha savaş veriyor içlerinde.
Bazı savaşlar var ki…
kazansan da kayıpsın,
kaybetsen zaten yoksun.
Bir noktadan sonra…
insan ne savaşmak istiyor, ne de anlatmak.
Yorgunluk öyle bir çöküyor ki ruhuna,
artık haklı çıkmanın bile bir anlamı kalmıyor.
İçinde birikenler bağırıyor,
ama dudakların mühürlü…
çünkü her konuştuğunda biraz daha yanlış anlaşılmışsın,
her açıldığında biraz daha yaralanmışsın.
Güven dediğin şey paramparça…
toplasan kesiyor elini,
bıraksan kanatıyor kalbini.
İşte öyle bir yerde kalıyorsun;
ne tutabiliyorsun, ne bırakabiliyorsun.
İnsanlar değişmiyor aslında…
sadece gerçek yüzlerini göstermeye geç kalıyorlar.
Sen “ben yanlış gördüm” diyorsun,
ama gerçek şu ki…
sen doğru görmek istememişsin.
En ağır gerçek geliyor sonra:
Kimse kimseye ait değil bu dünyada…
herkes, işi bitince giden bir yolcu.
Kimi iz bırakır,
kimi enkaz…
Dünya kötülerin dünyası olmuş ya…
iyiler artık sessizce tükeniyor.
Gürültü yapanlar kazanıyor,
derin olanlar kayboluyor.
Ama şunu unutma…
Bir insanın içi bu kadar kararmışsa,
o hâlâ ışık aradığı içindir.
Çünkü tamamen karanlık olan,
artık hiçbir şey hissetmez…
Sen hâlâ hissediyorsun.
İşte bu yüzden acıyor.
5.0
88% (7)
4.0
12% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.