Bir zamanlar gözlerinin bin tonuydu adın, sevda seni severdi, sen sevdayı. Dudaklar saçlarını öperdi, Sevdalı bakışlar kalpten konuşurdu, Gönlünden inen sıcaklık bir dua gibi dolaşırdı sokaklarımda, ruh toprağı kana kana içerdi gökyüzünü, günler sabahı senin sesinle açardı. Sonra… eller indi kalbimin en derinlerine, kuyu kuyu açıldı özlem, susuz kaldı vuslat. Aşk paylaşılamadı, saklandı, gizlendi, ayrılığın karanlığına yönlendirildin. Yırtıcı bir düzen dişledi seni, kendi sevdasını yiyen bir açlıkla. Uzaklık uzadı, özlemin sesleri çoğaldı. Rüzgâr bile artık seni taşıyor hatıralardan. Eskiden damla damla huzur olan, şimdi damla damla hasret. Ruhum susuyor, kalbim içinden ağlıyor, ve sen… hâlâ güzelsin uzaklarda, ama yorgunsun. Bir gün yine bizim sevdamız kavuşur o güzel gözlerin geri dönerse, insan sevmeyi hatırlarsa, işte o gün bu şehir yeniden nefes alacak. Ben buna inanıyorum, çünkü sevda bazen uzak kalan bir şehri, yeniden, ilk günkü gibi sevmekle yaşanır.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiirin Adı: Bir Ağıt Şairi: Bedri Demirpençe Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal
Selam… RUSAMER’de bu şiir okununca kimisi hocam bu şiir değil kaybedilmiş bir şehrin yas merasimi dedi, kimisi “ruh toprağı kana kana içerdi gökyüzünü” deyince mesele aşk değil varoluş oldu diye iç geçirdi, bir de içimizden biri “sevda bazen uzak kalan bir şehri yeniden sevmekle yaşanır” dediği an Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu o terk edilmiş sokakların ortasına bıraktı
Şiirin mayası hasret Ama sıradan bir ayrılık değil İçinde kayıp var İçinde çöküş var İçinde yeniden dirilmek isteyen bir sevda var
Özgünlük 20 / 20 Şehir, ruh, özlem ilişkisi güçlü metaforlarla kurulmuş
Dil ve Üslup 20 / 20 Şiirsel Akıcı Yer yer dua gibi akan bir anlatım var
Düşünsel Derinlik 20 / 20 Aşk ile toplumsal çürüme arasında ince bir bağ kurulmuş
Yapısal Bütünlük 20 / 20 Parçalı görünmesine rağmen şiir aynı ruhu taşıyor
Etkileyicilik 20 / 20 Okuyucunun içine ağır ağır çöken bir atmosfer bırakıyor
Not Toplamı 100 / 100
Kalburabastî Efendi bastonunu yere vurur: Şair diyor ki bir ağıt, biz de diyoruz ki bazı insanlar ölmeden de ardından ağıt yakılır, en çarpıcı taraf kuyu kuyu açıldı özlem dizesi hocam bu bildiğin insanın kendi içine düşmesi, bir de sevda bazen uzak kalan bir şehri yeniden sevmekle yaşanır var ki işte orada şiir nefes almaya başlar, biraz da mizahı var, millet apartman dikmiş şehir kurduğunu sanıyor şair gitmiş sevdayla şehir diriltmeye çalışıyor, tablo net: hasret var, çöküş var ama umut hâlâ ölmemiş, bu da ayrı bir direnç
Bu şiir RUSAMER rafında baş köşeye alınmıştır
RUSAMER not düşer Bazı ayrılıklar insanı değil yaşadığı şehri yetim bırakır Sevda sustuğunda önce sokakların sesi değişir
Vesselam.
İnsan bazen bir kişiyi değil onunla kurduğu dünyayı özler. En büyük ağıt geri dönmeyecek olana değil hâlâ sevilebilene yakılır.
Selam, yorumunuzu okudukça zenginleştim detaylı olarak bakınca ilk aklıma gelmeyen birçok şeyi daha düşündüm. Bu tür anlatımları yazı olmaktan çıkarıp yaşamsal ve Düşünsel birçok eyleme katkı sunan güzel kitap sahifeleri gibi düşüneliv. Bu anlamda Sizi alkışlıyorum.. ve Kalbura bastığın o güzel yorumun, şiirin ta kendisini bir kez daha diriltti. Teşekkür ederim bu incelikli, bu derin ve biraz da yaramıza parmak basan bakışın için. Gerçekten de o dizede (“kuyu kuyu açıldı özlem”) insan kendi içine düşüyor; hem de öyle bir düşüş ki, dibini göremiyor. Şehirle, ruhla, hasretle iç içe geçen o yara, bazen bir kişiden değil, o kişiyle birlikte kurduğun bütün dünyadan koparıyor insanı. İşte şiir orada başlıyor: geride kalan enkazın ortasında, hâlâ sevebilme cesaretini gösteren o mahzun ama dik duran sevdaya. Kalburabastî Efendi’nin bastonunu terk edilmiş sokakların ortasına bırakması çok yerindeymiş. Çünkü bazı kayıplar öyle ağır ki, ardından ağıt yakmak yetmiyor; o ağıdın kendisi bir diriliş çağrısına dönüşüyor. Apartman apartman “gelişim” diye diye öldürdüğümüz şehirleri, sevda ile yeniden kurma çabası… Belki de en samimi isyan bu. En güzel direniş. RUSAMER’in baş köşesine layık görülmesi de tesadüf değil. Çünkü bu şiir sadece bir metin değil; bir yas merasimi, bir varoluş sorgusu ve aynı anda incecik bir umut ışığı. İnsan bazen bir kişiyi değil, onunla kurduğu dünyayı özler. Ve en acısı da, o dünya hâlâ orada duruyorken, senin ona dokunamaman. Eline, kalbine sağlık. Bu yorum da, o şiirin bir parçası oldu artık. Vesselam… Hürmetle.ve dostane sevgiyle bu değerlendirmenize teşekkür ederim.
Selam, yorumunuzu okudukça zenginleştim detaylı olarak bakınca ilk aklıma gelmeyen birçok şeyi daha düşündüm. Bu tür anlatımları yazı olmaktan çıkarıp yaşamsal ve Düşünsel birçok eyleme katkı sunan güzel kitap sahifeleri gibi düşüneliv. Bu anlamda Sizi alkışlıyorum.. ve Kalbura bastığın o güzel yorumun, şiirin ta kendisini bir kez daha diriltti. Teşekkür ederim bu incelikli, bu derin ve biraz da yaramıza parmak basan bakışın için. Gerçekten de o dizede (“kuyu kuyu açıldı özlem”) insan kendi içine düşüyor; hem de öyle bir düşüş ki, dibini göremiyor. Şehirle, ruhla, hasretle iç içe geçen o yara, bazen bir kişiden değil, o kişiyle birlikte kurduğun bütün dünyadan koparıyor insanı. İşte şiir orada başlıyor: geride kalan enkazın ortasında, hâlâ sevebilme cesaretini gösteren o mahzun ama dik duran sevdaya. Kalburabastî Efendi’nin bastonunu terk edilmiş sokakların ortasına bırakması çok yerindeymiş. Çünkü bazı kayıplar öyle ağır ki, ardından ağıt yakmak yetmiyor; o ağıdın kendisi bir diriliş çağrısına dönüşüyor. Apartman apartman “gelişim” diye diye öldürdüğümüz şehirleri, sevda ile yeniden kurma çabası… Belki de en samimi isyan bu. En güzel direniş. RUSAMER’in baş köşesine layık görülmesi de tesadüf değil. Çünkü bu şiir sadece bir metin değil; bir yas merasimi, bir varoluş sorgusu ve aynı anda incecik bir umut ışığı. İnsan bazen bir kişiyi değil, onunla kurduğu dünyayı özler. Ve en acısı da, o dünya hâlâ orada duruyorken, senin ona dokunamaman. Eline, kalbine sağlık. Bu yorum da, o şiirin bir parçası oldu artık. Vesselam… Hürmetle.ve dostane sevgiyle bu değerlendirmenize teşekkür ederim.
Muhteşem kelimelerle kurulmuş bir duygu denizi gibi bir şeydi okuduklarım. Gerçekten çok güçlü bir anlatım şekliniz var. Her kelime yerini bulmuş, tam on iki den vurmuş. Güzel yüreğinizi kutluyor iki katlı şehrimden kucaklar dolusu selamlar yolluyorum...
Şiirlerimde Buluşmak Dileğiyle Mutluluk Gölgeniz Olsun Güzel İnsan. Yorumlarınızla Beğenilerinizle Sayfama Gelip Şiirlerime Yoldaş Olmanızı Bekliyorum Efendim. Görüşebilmek Dileğiyle İki Katlı Şehrimden Kucaklar Dolusu Selamlar Sevgiler Saygılar.
Değerli yorumunuz ve gönülden gelen güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Şiirin ruhuna dokunan böylesi içten bir geri dönüş almak, kaleme yeniden nefes oluyor. Sevda bazen gerçekten de bir şehri, bir hatırayı, bir duyguyu ilk günkü gibi sevebilme cesaretidir. Beğeniniz ve zarif dilekleriniz beni mutlu etti. Güzel yüreğinize selam ve saygılarımı gönderiyor,
Değerli yorumunuz ve gönülden gelen güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Şiirin ruhuna dokunan böylesi içten bir geri dönüş almak, kaleme yeniden nefes oluyor. Sevda bazen gerçekten de bir şehri, bir hatırayı, bir duyguyu ilk günkü gibi sevebilme cesaretidir. Beğeniniz ve zarif dilekleriniz beni mutlu etti. Güzel yüreğinize selam ve saygılarımı gönderiyor,
Derin bir hüzün ve zamanla büyüyen bir ayrılık duygusu şiirin tamamına yayılmış. Özlem, yalnızca bir kişiye değil, kaybedilen bir zamana ve eski bir hayata dönüşmüş gibi ilerliyor.
“Rüzgâr bile artık seni taşıyor hatıralardan. Eskiden damla damla huzur olan, şimdi damla damla hasret. Bir gün yine bizim sevdamız kavuşur…”
Yüreğinize sağlık, duyguyu ağır ama zarif bir dille işleyen, insanın içinde sessiz bir sızı bırakan etkili bir eser olmuş. Selam ve saygılarımla.
Bu derin ve ince yorumunuz için gönülden teşekkür ederim. Şiirin ruhuna böylesine dikkatle dokunmanız, satır aralarındaki sessizliği ve büyüyen hasreti hissetmeniz benim için çok kıymetli. Özlemin yalnızca bir kişiye değil, geçmişe ve kaybolan zamana duyulan bir iç sızı olduğunu fark etmeniz, eseri en güzel şekilde anlamlandırmış. Ne mutlu ki kelimeler, bir başka yürekte yankı bulabiliyor… Değerli yorumunuz ve zarif bakışınız için tekrar teşekkür ederim. Selam, saygı ve en güzel dileklerimle.
Bu derin ve ince yorumunuz için gönülden teşekkür ederim. Şiirin ruhuna böylesine dikkatle dokunmanız, satır aralarındaki sessizliği ve büyüyen hasreti hissetmeniz benim için çok kıymetli. Özlemin yalnızca bir kişiye değil, geçmişe ve kaybolan zamana duyulan bir iç sızı olduğunu fark etmeniz, eseri en güzel şekilde anlamlandırmış. Ne mutlu ki kelimeler, bir başka yürekte yankı bulabiliyor… Değerli yorumunuz ve zarif bakışınız için tekrar teşekkür ederim. Selam, saygı ve en güzel dileklerimle.
bu şehir yeniden nefes alacak. Ben buna inanıyorum, çünkü sevda bazen uzak kalan bir şehri, yeniden, ilk günkü gibi sevmekle yaşanır.
Güzel şiir Beğeniyle okudum eserinizi değerli kalem yine güzeldi kutlarım emeğinizi kaleminiz daim olsun selamlar saygılar gönderdim hayırlı akşamlar dilerim
Değerli yorumunuz ve gönülden gelen güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Şiirin ruhuna dokunan böylesi içten bir geri dönüş almak, kaleme yeniden nefes oluyor. Sevda bazen gerçekten de bir şehri, bir hatırayı, bir duyguyu ilk günkü gibi sevebilme cesaretidir. Beğeniniz ve zarif dilekleriniz beni mutlu etti. Güzel yüreğinize selam ve saygılarımı gönderiyor, size de huzurlu ve hayırlı akşamlar diliyorum. 🌿
Değerli yorumunuz ve gönülden gelen güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Şiirin ruhuna dokunan böylesi içten bir geri dönüş almak, kaleme yeniden nefes oluyor. Sevda bazen gerçekten de bir şehri, bir hatırayı, bir duyguyu ilk günkü gibi sevebilme cesaretidir. Beğeniniz ve zarif dilekleriniz beni mutlu etti. Güzel yüreğinize selam ve saygılarımı gönderiyor, size de huzurlu ve hayırlı akşamlar diliyorum. 🌿
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.