6
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
165
Okunma
Bilmem ne imiş sevda denen, yenir mi içilir mi?
Gönül mülkünde bir kez olsun, sevilmedim ki ben.
Hakikat bahçesinde açmadı hiç gül-ü rana,
Derinden bir muhabbetle, övülmedim ki ben.
Ölünür mü bu derdin nârına, yoksa kalınır mı?
Zannımca rüyadır hepsi, dirilmedim ki ben.
Çok görmeyin bu bî-çâreye, sessiz hıçkırığı,
Hayatın şevkiyle bir gün, sevinmedim ki ben.
Mecnûn olup da düşmedim, sahrâ-yı firkate,
Aşkın deryasına dalıp, gömülmedim ki ben
Feda ettim ömür sermâyesini bir katre lütfuna,
Cihanda çok sevildim sanma, sevilmedim ki ben.
Gönül deryâsına saldım umutlardan gemileri,
Limanlarda bekledim de, hiç görülmedim ki ben.
Yanıp söndü bu can nâr-ı hasretle harâbe misâli,
Bir el uzanıp dertle, hiç sarılmadım ki ben.
Ne bir gün yüzü gördüm, ne bir el tuttu elimden,
Muhabbet dedikleri, bir masalmış meğer benden.
Sormayın halimi artık, yorulmuş bir garibim ben,
Sevda bağına girmedim, anlamam hiç o dilden.
Gönlüm bir kuru yaprak, savrulur her rüzgârla,
Ömrümü tükettim ben, bitmeyen bir ah-u zârla.
Kınamayın hali mi, sevgi nedir bilmedim ki,
İçimde bir ateştir yanar, sönmedim ki ben.
Selâm olsun Fuzûlî ’ den Bâkî ’ ye, Şeyh Galib’den Yahya Kemal’e...
Bu büyük mirasın gölgesinde, kalbin sızısını aruzun vakur sesiyle mühürleme gayretimi hoş görün ..:)
[Vezin: Fâ i lâ tün / Fâ i lâ tün / Fâ i lâ tün / Fâ i lün]
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.