1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
112
Okunma
Adını söylemek bile içimde ince bir sızı değil artık,
bir ney taksimi gibi uzayan, titreyen bir iç çekiş…
Her harf, kalbime düşen bir köz,
her hece, içimde ağır ağır yanan bir gece…
Sen…
Bir kelimeye sığmayan değil,
kelimeleri taşıran bir çağlaysın,
bir bakışla doğup suskunlukla büyüyen değil,
her susuşta biraz daha çoğalan bir ömürsün…
Ben…
Adını içimde saklayan bir kuyu,
sesini yankı yapan karanlık bir derinlik…
Ne kadar seslensem sana,
kendi içime düşerim biraz daha…
Geceler senden konuşmayı öğrenmiş,
ay ışığı bir sır gibi dökülür pencereme…
Rüzgâr, saçlarının hatırasını taşır gibi eser,
ve her esintide adın,
kalbime usulca çarpan bir kapı olur…
Ben seni anlatmaya kalksam yâre,
kelimeler susar, harfler yorulur…
Dil, dudaklarımda bir yetim gibi kalır,
çünkü seni söylemek,
ateşi suyla tarif etmeye benzer…
Ne özne yeter sana,
çünkü her şeyin başlangıcısın…
Ne yüklem dayanır sonuna,
çünkü hiçbir bitiş yakışmaz sana…
Kalbim konuşur sonra,
ritmini sana uydurur gizlice…
Her atış bir “sen”,
her susuş bir “yâre”…
Bir iç çekişte başlar,
bir ömre yayılır adın…
Ben seni anlatamam,
ama seni yaşarım…
Bir yağmur gibi iner içime varlığın,
ve ben her damlada biraz daha ıslanırım sana…
Arabesk bir sızı değilsin artık,
başlı başına bir makam oldun içimde…
Hüzzam gibi kırık,
segâh gibi mahcup,
her notanda biraz daha eksiliyorum…
Yıldızlar kıskanır seni,
çünkü senin gözlerinde daha çok ışık var…
Gökyüzü eğilir gecelere,
senin bakışını taklit edebilmek için…
Ezber olursun dillerde,
ama kimse benim gibi yanamaz seni söylerken…
Çünkü ben,
her hecede biraz daha dağılır,
her kelimede sana doğru toplanırım…
Bir şarkının kaderi olursun,
ama ben o şarkının yarım kalan mısrası…
Herkes seni duyar,
ben seni içimde tamamlarım…
Ve ne zaman adını ansam yâre,
bir kapı aralanır içimde…
İçeri giren sen değilsin aslında,
ben, sana doğru biraz daha eksilirim…
Ve her eksilişimde,
bir ömür daha başlar,
biraz daha derin,
biraz daha sen…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.