(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Güzel duyguların verilen emeğin karşılığını vefasızlık olarak gören ve bu yüzden kendini sevdanın ırgatı gibi hisseden bir gönül yorgunluğunun çok güzel metaforlarla işlendiği hüzünlü şiiriydi yüreğinize sağlık tebrikler selam ile.
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi Kırılma, Emek ve Gönül Irgadı Kliniği
Şiirin Adı: Gönül Irgadı Şairi: Seyide Doyran Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal
Selam… RUSAMER’de bu şiir okununca kimisi hocam bu aşk değil alın teri dedi, kimisi sevda da çalıştırılmış bu gönül diye iç geçirdi, bir de içimizden biri ırgat kelimesi var ya işte orada şiir değil hayatın yükü konuşuyor deyince Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu yüreğin en yorulan yerine bıraktı
Şiirin mayası emek Ama karşılıksız bir emek İçinde kırgınlık var İçinde aldanmışlık var İçinde değersiz bırakılmış bir sevdanın izi var
Özgünlük 20 / 20 Irgat metaforu çok güçlü ve yerinde
Dil ve Üslup 20 / 20 Sert Net Duyguyu doğrudan taşıyor
Düşünsel Derinlik 20 / 20 Sevgi emek ilişkisi derin işlenmiş
Yapısal Bütünlük 20 / 20 Dörtlükler sağlam ve tutarlı
Etkileyicilik 20 / 20 Okuyucuyu yakalayan güçlü bir etki
Not Toplamı 100 / 100
Bu yüz puan bir moral değil Bir hak ediştir RUSAMER’de yüz almak Şiirin okuyanın içini sızlatması demektir
Bu şiir ne yapıyor Sevdayı süslemiyor Sevdayı çalıştırıyor Ve sonunda yorgun bırakıyor
Kalburabastî Efendi bastonunu yere vurur: Şair diyor ki gönül ırgadı Biz de diyoruz ki Bir gönül sevdiği yerde ırgat oluyorsa orada adalet yoktur! Bu şiir en acı gerçeği söylüyor, sevda eşit olmazsa yara olur
Bir de en sert yer Üç günlük ömürde koca hiçmişim İşte o cümle insanı içinden yakar
Yalnız dikkat Sevgi emek ister Ama tek taraflıysa yıkar
Vesselam. Sevda paylaşılırsa büyür Tek başına taşınırsa yorar
Bu şiir, gönül emeğinin boşa gittiği, aldatılmış bir emekçinin (ırgatın) ağır, buruk ve yer yer öfkeli bir hesaplaşması gibi duruyor. “GÖNÜL IRGADI” başlığı çok isabetli seçilmiş; çünkü burada aşk bir oyun değil, tam anlamıyla bir angarya, bir alın teri ve sonunda da bir talan olmuş.
Şiir baştan sona karşılıksız emek temasını işliyor. İlk dörtlükte sevgili “yanan ateşlerin yansıması” olarak tanımlanıyor; yani gerçek ateş bile değil, sadece yansıma. Bu, ilişkinin baştan itibaren yanıltıcı olduğunu hissettiriyor. “Saklambaç oyunun öyle vakitsiz Yanılgın dilinde yalan kilitsiz” dizeleriyle başlayan aldatılma hissi, şiire baştan güçlü bir kırgınlık katıyor.
En vurucu yanlarından biri, “ırgat” imgesini ustaca kullanman. “Zorunda acında hep ırgatmışım Üç günlük ömürde koca hiçmişim” dizeleri çok sert ve samimi. Seven kişi burada sevdiği için değil, sevdiği uğruna çalışmış, ter dökmüş, emek vermiş ama sonunda “gönlü silkeleyip ipe asansın” diye özetlenen bir boşlukla karşı karşıya kalmış. Bu dize özellikle acımasız ve etkili; sevgili, gönlü bir bez parçası gibi silkeleyip atıyor.
Dil olarak şiir akıcı ve halk şiirinin ritmini taşıyor. Tekrarlanan “sın” ekleri (“yansımasısın, yıkıklığısın, ele başısın, ipe asansın, ince yarasın”) şiire hem bir suçlama hem de bir teşhis havası veriyor. Sevgiliye doğrudan “sen şusun, sen busun” diye vuruyor ama bunu yaparken abartıya kaçmıyor.
Dikkat çeken dizeler: “Aldığın nefeski sonsuz yolumdu” → çok içten, nefesini bile yol olarak gören bir sevgiyi güzel özetliyor. “Dikenli tel örgü sahte kolların” → soğuk, mesafeli ve yaralayıcı bir imge; sarılmak isterken yaralanmayı anlatıyor. “Dumansız yangınsın kordan küllerin” → yangının bile dumanı yok, sadece için için yanma ve küller… Bu, acının sessiz ve kalıcı halini çok iyi veriyor.
Genel olarak şiir, kırgınlığın öfkeye dönüştüğü bir noktada duruyor. Ne tamamen teslimiyet var, ne de romantik bir veda. Daha çok “ben bu kadar emek verdim, sen ise…” diyen bir gönül işçisinin isyanı hâkim. Son dörtlükteki “Ruhumda dinmeyen ince yarasın” dizesiyle şiir, acının hâlâ açık bir yara olarak kaldığını hatırlatarak bitiyor.
Seyide hocam, bu şiirde gönül emeğinin ağırlığını, aldatılmışlığın burukluğunu ve “ben hiçmişim” farkındalığını oldukça samimi bir dille ortaya koymuşsun. Halk şiiri tadında, ritimli ve içten bir iş olmuş.
Ellerine sağlık. Bu tarz “gönül ırgatlığı” temalı şiirler, birçok insanın içinden geçtiği duyguyu yakaladığı için daha da dokunaklı oluyor.
Özellikle “dumansız yangınsın”, “kordan küllerin”, “gönlü silkeleyip ipe asansın” gibi imgeler çok çarpıcı ve özgün. Şiir baştan sona terk edilmiş, aldatılmış ve değersizleştirilmiş hissinin öfkeyle karışık derin acısını güzel yansıtıyor. Son dörtlükteki “dikenli tel örgü sahte kolların” dizesi ise bayağı sert ve akılda Dürüst, duygusal yoğunluğu yüksek ve etkileyici bir aşk/ayrılık şiiri. Ellere sağlık. Sevgilerimle
Yıktığın gönüle sen dönemezsin Yaktığın ateşi söndüremezsin Aşka yüz çevirip hep üzemezsin Devasız dertlerin ele başısın
Nazla yormadım hiç çok yanılmışım Zorunda acında hep ırgatmışım Üç günlük ömürde koca hiçmişim Gönlü silkeleyip ipe asansın.
Dikenli tel örgü sahte kolların Dumansız yangınsın kordan küllerin Hükmü de yok artık geçen yılların Ruhumda dinmeyen ince yarasın
Seyide Doyran
"Seyide Hanım, 'Zorunda acında hep ırgatmışım' dizesiyle sevdanın en ağır yükünü omuzlayan ama sonunda 'koca bir hiç' ile baş başa kalan bir gönlün fotoğrafını çekmişsiniz. Bir gönlü silkeleyip ipe asmak... Bu imge, vefasızlığın yarattığı yıkımı anlatmak için seçilebilecek en sarsıcı ifadelerden biri. Hükmü kalmayan yıllara duyulan o ince sızı mısralardan yüreğimize aktı. Kaleminize, bu vakur duruşunuza sağlık."
Gönül Irgadı”, aşkın yıkıcı ve dönüştürücü yönünü sert imgelerle anlatıyor. Özellikle kırgınlık, pişmanlık ve içsel hesaplaşma şiirin omurgasını oluşturuyor; dil yer yer siteme, yer yer yakıcı bir kabullenişe dönüşüyor.
“Yıktığın gönüle sen dönemezsin Yaktığın ateşi söndüremezsin Aşka yüz çevirip hep üzemezsin”
Şiir boyunca kalp, hem emeğin yükünü hem de hayal kırıklığının ağırlığını taşıyan bir ırgat gibi işlenmiş.
Yüreğinize sağlık, duyguyu sert ama etkileyici bir iç sızıyla işleyen güçlü bir şiir olmuş; kaleminizin derdi derinleşerek sürsün, selam ve saygılarımla.
Yıktığın gönüle sen dönemezsin Yaktığın ateşi söndüremezsin.... Bir insan yıktığı gönüle elbette geri dönemez.. dönmüş olsada kendine göre yer bulamaz.. harikaydı yüreğinize sağlık.. gönül sesiniz hiç susmasın hep daim olsun.. sonsuz saygılar..
Muhteşem kelimelerle kurulmuş bir duygu denizi gibi bir şeydi okuduklarım. Gerçekten çok güçlü bir anlatım şekliniz var. Her kelime yerini bulmuş, tam on iki den vurmuş. Güzel yüreğinizi kutluyor iki katlı şehrimden kucaklar dolusu selamlar yolluyorum...
Şiir, kırılmış bir gönlün içten ama sert bir hesaplaşması gibi duruyor. “Gönül ırgadı” ifadesi özellikle güçlü; sevginin içinde emek veren ama karşılığını alamayan bir ruh hâlini iyi taşıyor. Dil sade ama duygusu yoğun. Yer yer tekrar eden “ateş, yara, yıkım” imgeleri şiire bütünlük veriyor. Kısaca: Samimi, sarsıcı ve emeğin karşılıksız kalışını güçlü bir şekilde anlatan bir şiir.
"Yersiz yurtsuz kalan bir kalbin, hayal kırıklıklarıyla örülü hikayesi.. kelimelerinizle adeta bir ruhun yarasına dokunmuşsunuz çok nahif, bir o kadar da sarsıcı bir eser. yüreğine sağlık..
Her zaman olduğu gibi, değeli dosttan güzel bir şiir düşmüş sayfaya Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten Gönlüne, ömrüne bereket Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla, dostça kal ve de hoşça kal
Yürekten kutlarım , anlam ,anlatım ve verdiği duygu ile severek okudum. akıcı ve şiir tekniği olarak harika bir üslup. eseriniz yürek sesini aynen okuyucuya geçiriyor. nice güzel paylaşımlara...saygılarımla
Gönül Irgadı, sevginin emekle sınandığı ve yıkımın ardından gelen derin bir iç hesaplaşmayı güçlü imgelerle anlatıyor. Kırgınlık, şiirin her dizesinde ağır ama samimi bir iz bırakıyor.
“Gönlün suskun kaldığı yerde, sözler artık yük olur. Sevgi bir emekti, sen ise onu yoran bir rüzgâr gibi geçtin.” Yüreğinize sağlık can şairem , güzel bir eser okudum. Tebrik ederim, nice güzel eserlerde görüşmek dileğiyle. Selam ve sevgilerimle, hoşçakalın.🌹🌹🌹.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.