9
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1031
Okunma

Hiç söylenmemiş sözlerin eşiğinde,
Kapanmaya hevesli kapı aralığında
Beklemek öylece...
Mühürlenmiyor, yamanmıyor yaşanmışın yarası.
Aval aval bakan gözlerin hatrına "aşk acısı çekiyorum" deyip,
Dolayıp alışılmış birkaç sözü dilime, geçiştiriyorum yine.
Kolaya dayanıyorum zora inat,
Aşka sığınıyorum.
Kim ne bilsin,
Varsınlar densiz desinler.
Altın tas deva olmuyor cefaya,
Sırı atmış bakraç neden oluyor bazen sefaya.
Sıkıldım ay döngüsü lakırtılardan,
Sonu hiçbir yere varmayan,
İrime benzeyen şiirlerden.
Hani aşk acısı çekiyorum ya,
Hani ölüp ölüp diriliyorum ya,
Sanırım ondan.
Saçlarım dolanıyor elime;
Tel tel anılar ağlamaklı,
Tek tük gülmekli olanı...
Ki fıtratımızda var mutlu olanı hasır altı etmek.
Hangi çağdan kazındı beynimize bu?
Eşiklerin beşeriliği sıyrılıyor ruhundan;
Son eşik, son aralık kapı belki de göçebe ömürde bu durak.
Kim gider, kim kalır diye diye kimleri uğurladık o ardı nur olan kapıdan....
Seyide Doyran
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.