1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
19
Okunma
İnsanın içi bu kadar doluyken susması…
işte en ağır yenilgisi kendine.
Çığlık atsan da kimse duymayacakmış gibi,
sussan da için parçalanacakmış gibi bir yerde kalırsın.
Ne bağırabilirsin… ne de gerçekten susabilirsin.
İçinde bir fırtına kopar,
ama dışarıdan bakınca sadece durgun bir deniz sanırlar seni.
Kimse bilmez o sessizliğin altında
kaç kere yıkıldığını, kaç kere kendini topladığını…
En kötüsü de ne biliyor musun?
Anlatacak gücün varken anlaşılmamış olmak değil…
artık anlatacak gücünün bile kalmaması.
Çünkü bazı acılar vardır,
ne kelime kaldırır…
ne gözyaşı taşır…
İnsan bir noktadan sonra
çığlık atmayı değil,
içinde yavaş yavaş yok olmayı öğrenir…
Sonra…
alışıyorsun sanıyorlar.
Oysa sen sadece susmayı öğreniyorsun.
Her “iyiyim” dediğinde içinden bir parça daha eksiliyor,
her gülüşünde biraz daha yabancılaşıyorsun kendine.
Kimse fark etmiyor…
çünkü en büyük acılar sessiz yaşanıyor.
En derin yaralar kanamıyor dışarıya,
içeride çürüyor… yavaş yavaş.
Bir noktadan sonra ne ağlayabiliyorsun ne de rahatlayabiliyorsun.
Gözlerin doluyor ama düşmüyor yaşlar,
çünkü yorulmuşsun…
hatta acıyı bile taşıyamayacak kadar yorulmuşsun.
İşte tam orada…
insan en çok kendine uzak düşüyor.
Ne eskisi gibi hissedebiliyor
ne de tamamen hissizleşebiliyor.
Arada kalmış bir ruh gibi,
ne yaşayabiliyor ne de gerçekten gidebiliyor.
Belki de en ağır olan şu…
kimse seni bu hale getirenleri bilmiyor,
ama herkes senden eskisi gibi olmanı bekliyor.
Sen…
her gün biraz daha eksilerek,
kimseye belli etmeden
içinde kendini gömüyorsun…
Bir gün fark ediyorsun…
artık hiçbir şey eskisi gibi canını acıtmıyor.
Bu iyi bir şey değil…
bu, içindeki her şeyin yavaş yavaş öldüğünün kanıtı.
Ne kırılabiliyorsun eskisi gibi,
ne de mutlu olabiliyorsun gerçekten.
Her şey aynı tonda,
her şey aynı boşlukta.
İnsan en çok da burada korkuyor aslında…
acının bile hissedilmediği o yerde.
Çünkü acı varken umut da vardır derler,
ama sen…
ne acıya tutunabiliyorsun
ne de umuda.
Sanki içinden bir şeyler sökülmüş de
yerine koca bir hiçlik bırakılmış gibi.
En acısı…
kimse bunun farkında değil.
Herkes seni güçlü sanıyor,
oysa sen sadece dağılmamayı öğrenmişsin.
Herkes seni sakin sanıyor,
oysa içinde hâlâ susmayan bir çığlık var.
Ama sen…
o çığlığı bile artık içinden duymuyorsun.
İşte insanın kendine en uzak olduğu yer burası…
Ne geri dönebiliyor
ne de tamamen kaybolabiliyor.
Sadece…
eksik, sessiz ve yorgun bir şekilde
var olmaya devam ediyor…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.