8
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
263
Okunma
Bazen suskunluğa soyunur yüreğim.
Dışarıdan bakıldığında yalnızca bir sessizlik görünür;
durgun, kendi içine kapanmış,
derdi olduğu belli olan mahzun bir hâl alır.
Kaosun ortasında, fırtınanın sessizliğine sıkışmış bir şeydir bu.
Söylenmeyen her cümle içimde savaşır,
dilime ulaşmadan yanıp kül olur.
Yokluğunda..
Dilim susar ama yüreğim yangın yeridir aslında;
alevi kendini besleyen bir ateş çemberidir.
İçimde feryat eden cümleler birbirine çarparken dışarıda sükûnet kol gezer.
Acıma dair tek bir iz bile düşmez yüzüme.
Kulağım senden başka hiçbir sesi duymaz,
gözlerim başkasını görmez.
Kalabalıklar, uğultular, gündelik konuşmalar silik bir arka plana dönüşür.
Senin sesin yoksa, dünya anlamını kaybeder;
sessizlik bile başka bir anlam kazanır.
Konuşmadığımız anlarda zaman durur.
Her şey yerli yerindedir ama
bir o kadarda yerinden oynamış gibidir.
Gün, saat, mekân,
hepsi sabitlenmiş bir boşluğa dönüşür.
Sanki âlem bir anlığına yok olur, dünya kendi içine kapanır.
Tıpkı benim gibi..
İçimde kalan tek umut,
sönmeye yüz tutmuş bir volkan ve adı konmamış bir tarifsizliktir..
Kalbim, konuşsa bile kendini ifade edemeyen bir lâllığa sürüklenir.
Bedenimde de bu yokluk hissedilir.
Sen yokken,
bazen kemiklerimin içinden ince bir sızı geçer,
iliklerime kadar iner;
halsizliğe dönüşen bir hastalık olur.
Bacaklarımda derman kalmaz, dik duramam,
içimdeki yaşam enerjim yavaş yavaş biter.
Yokluğunda derin bir nefes almak bile eziyete dönüşür.
Sensiz aldığım her nefes,
İçimden, seni biraz daha alıp, uzaklaştıracakmış gibi bir korku yaratır.
Öfkem çoğalır, yüreğim daralır. Kalbime bir ağrı saplanır.
Bir gün gerçekten gidersen,
sensiz yaşamak bana haram olur sevgilim;
tamamlanması mümkün olmayan bir yarım kalmışlık olur.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.