11
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
210
Okunma
Fısıldar yine geceler adını,
sessizliğin ortasında yanan bir ateş gibi
yakar içimi…
Adının her harfinde ayrı bir heyecan kaplar yüreğimi.
Bugün de gelecek miyim aklının ucuna,
her bir düşüncenin kapladığı umut kadar derin bir detay saklı mı senin de ruhunda,
merak ederim…
Dipsiz bucaksız bir kuyudayım sanki,
sesim geri dönüyor seni düşündükçe,
kalbimin titrediği anda sanki her şey yeniden şekilleniyor,
kelebek gibi dönüşüyor başka bir şeye.
Yokluğunla kavga ediyorum bazen,
gölgemle konuşuyorum sen diye.
“Bugün de gelmedin ya, aşkolsun sana…
özlediğimi bile bile tutmadın elimi.
Neyse, bugün de böyle olsun" diyorum;
tencerede pişirecek bir şey bulamayıp
taş kaynatır gibi…
Seni beklerken çocuksu bir hüzün kaplar yüreğimi,
odamın pencereleri puslanır,
duvarları kararır sanki.
Her şey gözümde çirkinleşir,
huysuz birine dönüşürüm yokluğunda…
Ne zaman nefesini hissetsem boynumda içim irkilir,
nereye baksam seni görür gözlerim.
Her çiy tanesinde ufka dalar iç geçiririm,
kuşların sesinde seni arar,
bir haber var mı diye sorarım…
Ve sonra her zaman,
sabahın ardından akşam iner usulca,
adını bırakır dudaklarımın kıyısına…
Bir gün, belki ansızın,
rüzgârın yönü değişir de getirir seni.
Ben yine aynı yerde,
aynı bekleyişin ince sızısında bulurum kendimi;
ne ilk olur o an,
ne de son…
Çünkü yaşayarak öğrendim:
sevda dediğin,
birine kavuşmaktan çok
onu bitmeyen bir sabırla beklemektir;
gelmese bile umudunu yitirmemektir.
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.