11
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
244
Okunma

Ben sevmiyorum;) ama şimdilerde çamaşır kurutma makineleri var.
Bir hanenin avlusunda, evin bahçesinde
Ve bir dairenin balkonunda gerilir çamaşır ipi.
Yok yok öfkesinden değil gerginliği, işi gereği
Nasıl taşır yoksa asılan o ıslak, o ağır özlemleri?
Çamaşır ipi doluysa beni tarifsiz sevinç kaplar
Sıralanmışsa sabun kokulu havlular, bornozlar,
Ama uzun süredir boşsa, çamaşır asılmamışsa,
Sızlar burnumun direği, beni hüzün kaplar
Mandallar, çamaşır ipinin çocukları gibi;
Asılır özlemle kucağa alınan bebeğin bezi,
Asılır yıpranmış, sararmış anne tülbenti,
Sevdalıların kalır çarşafında çıkmaz aşk izi.
Çamaşırlar, çamaşır ipinin evlatları gibi;
Asılır izne gelen askerin üniforması,
Asılır babanın solmuş, eskimiş pijaması,
Kiminin söküğü, deliği, kiminin eksiktir düğmesi.
Bazen hüzün kaplar çamaşır ipini, ağlar;
Asılan işlemeli mendille siler gözlerini.
Islaklığı kurumaz kolay kolay mendilin,
Kim bilir, kimin sevdalısından yadigâr...
Bir gün baktım çamaşır ipine şiir asmışlar,
Mürekkebi dağılmış, okunmuyor yazılanlar.
Şiir efkârlı, belli ki âşıklar kavuşamamışlar,
Sonra esti rüzgâr, göğe savruldu mısralar.
Rüzgâra dedim ki: "Zorlama çamaşır ipini,
O zaten bütün kışın ayazını yedi, üstünde kar.
Üstelik çamaşırların da derdi kederi var;
Müjde çamaşır ipi, bitiyor zemheri yakındır İlkbahar!
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.