3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma

Huzur Durakları.
Ailenle, sevdiklerinle birlikte, sağlık ve afiyetle yaşanan her anda,
İyi günde, kötü günde verilen sözlerle, eşinle tek yastıkta.
Bol oksijenli yemyeşil ormanda uzun yürüyüşlerde,
Masmavi deniz kenarında iyot kokusuyla dertleri dalgalara salmakta.
Gün batımı manzarasında, başını güvenilir bir omuza koymakta,
Nehrin kıyısında, salkım söğüt ağacının gölgesine uzanmakta.
El ayak çekilince, gecenin sessizliğinde yıldızlara bakmakta,
Baharda çiçekli bir ağaç dalında, kuş cıvıltısıyla coşmakta.
Bir tren yolculuğunda, rayların ritmiyle seyre dalmakta,
Hayatın yorucu kalabalığından sakin bir köşeye kaçmakta.
Bir vapur güvertesinde İstanbul Boğazı’nın eşsiz hayallerinde,
Ak kanatlı martılarla paylaşılan bir simit lezzetinde.
Çocuğun göğe saldığı uçurtmanın kuyruğuna takılıp çocukluğa uçmakta,
Sokaktaki patili dostların minnet dolu, sevgi dolu mırıltısında.
Dalında kokladığın yeni açmış gülün kokusuyla sarhoş olmakta,
Kız Kulesi ile Galata’nın o kadim aşkına şahitlikte.
Karlı kış gününde, evinde içtiğin bir tas sıcak çorbada,
Yuvanın rızkını; emekle, alın teriyle, helalinden kazanmakta.
Yorucu bir iş gününde, mola vaktindeki Türk kahvesi tadında,
Dostlarla yapılan o derin sohbette, ince belli bardaktaki çayda.
İftar sofrasında, fırından yeni çıkmış sıcacık pidenin buğusunda,
Yazın kavurucu sıcağında, buz gibi naneli limonatanın her yudumunda.
Kokuşmuş kirli dünyaya inat; yeni doğan bebeğin masum bakışında,
Hayatı edeple, sevgiyle, adaletle ve barışla... İnsanca yaşamakta.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.