0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
36
Okunma
Bir çeşme akar üç dağ eteğinden,
Yine vuslat görünmüyor, Dilruba.
Bir hüzün vurur yüzüme derinden,
Artık yaram sarılmıyor, Dilruba.
Bir yanım seni çağırır geceden,
Bir yanım vazgeçmez eski hâlimden.
Ne kadar kaçsam da bu bilmeceden,
Böyle kader çizilmiyor, Dilruba.
Bir mendilin kaldı bende hatıra,
Kokladıkça hasret döner külhara.
Adın seslenir kalp denen mezara,
Sensiz nefes alınmıyor, Dilruba.
Bir rüzgâr savurur saçımı tel tel,
İçte kopar fırtına, kasırga, sel.
Gözlerim yıllardır bekler, artık gel;
Zorlu yollar yürünmüyor, Dilruba.
Bir sevda yaktın ki sönmez içimde,
Kül olsa da köz var hâlâ içimde.
Yalnız bir yolcuyum gurbet elinde,
Ağzım dilim çözülmüyor, Dilruba.
Bir gece çöker ki yüreğim donar,
Aşkından alev ateş gibi yanar.
Her köşe başına hayalin konar,
Gamlı gönül avunmuyor, Dilruba.
Bir türkü tutturmuş garip kekliğim,
Her bir nota seni söyler, sevdiğim.
Ne yönün bellidir ne de bir izin,
Kalan ömür geçilmiyor, Dilruba.
Bir gün olur, belki düşersin çöle,
Yollar kesişir mi bilmem seninle.
Halilî, kara sevda yazgın bile,
Sanki bahta yazılmıyor, Dilruba.
Halil Kumcu
Şiirden geriye kalan satırlar:
• Gönül ne isterse onu bekler, sabır taşta bile çatlar.
• Hasret, sevdanın sustuğu yerde konuşan dildir.
• Gurbet dediğin yer uzak değil; sevdiğin yoksa her yer gurbettir.
• Bir isim düşer gönle, sonra bütün türküler onu söyler.
• Göz bekler, gönül yanar; sevda böyle bir imtihandır.
9 Nisan 2026 / Perşembe / Bartın
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.